TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Adana

AGRONEWS - Adana haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adana haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Adana’da Kozan Barajı Kuruma Noktasına Geldi Haber

Adana’da Kozan Barajı Kuruma Noktasına Geldi

Su Kaybı Kilometrelerce Geri Çekildi Adana’nın Kozan ilçesinde bulunan Baraj Göleti, bu kış beklenen yağışların gerçekleşmemesi ve su kaynaklarının kuruması nedeniyle büyük ölçüde susuz kaldı. 1 milyon 680 bin metreküp su hacmine sahip barajda su seviyesi kritik seviyeye inerken, bölgede adeta bir su birikintisi kaldı. Çiftçiler ve Hayvancılar Zor Durumda Baraj sahasını otlatma alanı olarak kullanmak isteyen çiftçiler, kuraklıktan dolayı ot bile yetişmediğini belirtti. Öztürk Güleç, “Eskiden burada fileyle balık tutardık. Şimdi ne balık var ne de su. Hayvanları otlatmaya getirdim ama ot bile yok” diyerek durumu özetledi. Tarihi Yapılar Ortaya Çıktı Suların çekilmesiyle birlikte Roma ve Bizans dönemine ait olduğu belirlenen Kara Kilise ve çevresindeki yapı kalıntıları ortaya çıktı. Daha önce tamamen su altında olan bu kalıntılar, kuraklığın boyutunu gözler önüne serdi. “Hayvanlar İçecek Su Bile Bulamayacak” Kuraklığın hayvancılığı da olumsuz etkilediğini vurgulayan Güleç, “Eskiden burada su geçit vermezdi, şimdi çocuk bile yürüyerek geçebilir. Böyle giderse hayvanlar içecek su bile bulamayacak” diyerek endişesini dile getirdi. Bölge çiftçileri ve hayvan yetiştiricileri, önümüzdeki aylarda yeterli yağış olmazsa tarımsal üretimin ve hayvancılığın büyük zarar göreceğini belirterek, yetkililerden çözüm beklediklerini ifade etti.

Akdeniz'de Deniz Suyu Isınıyor: İklim Krizi Alarmı Haber

Akdeniz'de Deniz Suyu Isınıyor: İklim Krizi Alarmı

Deniz Suyu Sıcaklığı Sürekli Artıyor Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Akdeniz'in ortalama deniz suyu sıcaklığı 1970'ten bu yana düzenli olarak yükseldi. 1970-1980 yılları arasında 21,0 derece olan ortalama sıcaklık, 2014-2024 arasında 22,3 dereceye çıktı. Haziran, temmuz ve ağustos aylarında sıcaklıklar 26,7 ile 28,1 derece arasında seyretti. İklim Krizi ve Kirlilik Başlıca Neden Çevre Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Deniz Orhan, sıcaklık artışının küresel ısınma ve çevre kirliliğinden kaynaklandığını belirtti. Orhan, termik santrallerin denize deşarjı, atık su kirliliği ve büyük gemilerin etkisinin denizlerin ısınmasını hızlandırdığını söyledi. Balıkçılık ve Turizm Tehlikede Artan sıcaklık deniz ekosistemini bozarak balıkçılığı olumsuz etkiliyor. Orhan, sıcaklığa bağlı olarak bazı balık türlerinin soğuk bölgelere göç ettiğini, bunun da ekonomik kayıplara neden olduğunu vurguladı. Ayrıca Marmara Denizi'nde görülen müsilajın sıcaklık artışıyla bağlantılı olduğunu ve Akdeniz’de de benzer oluşumların başladığını belirtti. Aşırı Doğa Olayları Artacak Sıcaklığın artmasıyla birlikte buharlaşma ve nem oranının yükseldiğini ifade eden Orhan, bunun sonucunda sel, kasırga ve tropikal fırtına (medikana) gibi doğa olaylarının daha sık yaşanacağını söyledi. Özellikle Akdeniz’de tropikal fırtına sayısının artması bekleniyor. Uzmanlar, denizlerdeki sıcaklık artışının ekosistem, ekonomi ve insan yaşamı üzerinde büyük riskler oluşturduğunu belirterek acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.

Adana'da Zirai Don Felaketi: Çiftçiler Destek Bekliyor Haber

Adana'da Zirai Don Felaketi: Çiftçiler Destek Bekliyor

İki hafta önce yaşanan Sibirya soğukları, Adana başta olmak üzere Mersin, Hatay ve Antalya'da zirai dona neden oldu. Özellikle Adana'nın Kozan ilçesinde narenciye bahçeleri büyük zarar görürken, tarlalardaki marulun %60’ından fazlası don nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Narenciyede Büyük Kayıp Adana’nın en önemli narenciye üretim merkezlerinden biri olan Bucak Mahallesi'nde çiftçiler, portakal ve limon ağaçlarının zarar görmesi nedeniyle ciddi rekolte kaybı yaşandığını belirtiyor. Bucak Mahallesi Muhtarı Mehmet Divarcıoğlu, don nedeniyle portakalın kalan %40’lık kısmının şurup üretimi için bile kullanılamaz hale geldiğini ve gelecek yılın mahsulünün de tehlikeye girdiğini söyledi. "Bu yıl zarar ettik, ancak gelecek yıl da portakal rekoltesi %80 düşecek. Ağaçlar çiçek açamayacak" diyen Divarcıoğlu, çiftçilerin kredi ödemelerinin ertelenmesini ve bölgenin afet bölgesi ilan edilmesini talep etti. Sebze Üretimi de Tehlikede Bölgede 225 dönüm arazide limon, portakal, lahana, turp ve marul üretimi yapan çiftçi Mustafa Karadağ, don ve kuraklık nedeniyle büyük kayıplar yaşadıklarını söyledi. "47 dönüm turp, 30 dönüm marul tarlam başta olmak üzere narenciye bahçelerimiz dondan etkilendi" diyen Karadağ, sulama sıkıntısı ve maliyetlerin artmasıyla üretimin daha da zorlaştığını belirtti. "Eksik 7 dereceyi gördük, sabaha kadar lastik yaktık ama fayda etmedi. Marulun %60’ı zarar gördü" diyen Karadağ, çiftçilerin büyük ekonomik sıkıntı içinde olduğunu vurguladı. Çiftçiler Afet Bölgesi İlanı Bekliyor Çiftçiler, don felaketinin yanı sıra kuraklık ve artan maliyetler nedeniyle üretimde ciddi sıkıntılar yaşadıklarını belirterek, kredi ödemelerinin ertelenmesi ve devlet desteğinin artırılması gerektiğini söylüyor. Özellikle gelecek yılın mahsulünün de tehlikeye girmesi, üreticileri daha da endişelendiriyor.

Adana’da Zirai Don: Kozan Portakalı ve Binlerce Fidan Zarar Gördü Haber

Adana’da Zirai Don: Kozan Portakalı ve Binlerce Fidan Zarar Gördü

Adana’da geçtiğimiz günlerde 4 gün süren zirai don, tarım alanlarında büyük hasara yol açtı. Türkiye’nin önemli üretim merkezlerinden biri olan Kozan’da coğrafi işaret tescilli portakalların bir kısmı dalında donarken, yeni dikilen binlerce fidan kurumaya başladı. Portakal bahçeleri büyük zarar gördü Zarar gören üreticiler, gübreleme ve sulama çalışmalarıyla ağaçları kurtarmaya çalışsa da don nedeniyle portakal ağaçlarının hem bu seneki hem de gelecek seneki verimi olumsuz etkilendi. Tarım yetkilileri ise bölgede hasar tespit çalışmalarını sürdürüyor. 15 bin fidan kuruma tehlikesiyle karşı karşıya Bölgede çiftçilik ve fidan üretimi yapan Mustafa Seğmen, yaşanan don olayının 15 bin fidanı kuruma noktasına getirdiğini belirtti. Yaklaşık 750 bin TL zararlarının olduğunu söyleyen Seğmen, "35 yaşındayım, 15 yıldır fidancılıkla uğraşıyorum, ailem de yıllardır bu işi yapıyor ama böyle bir don olayı hiç yaşanmamıştı. Fidanlar yapraklarını döküyor, tamamen kuruma tehlikesiyle karşı karşıya" dedi. “Bu don, sadece bu yılı değil, gelecek seneyi de etkiledi” Seğmen, portakal bahçelerinin de büyük zarar gördüğünü ifade ederek, "Bahçemde 32 dönüm portakal var, bir kısmı toplanmıştı ama kalanlar dondu. Ağaçlar yapraklarını döktü, çiçekleri dondu. Bu zarar sadece bu seneyi değil, gelecek seneyi de etkileyecek. Üreticinin kaybı çok büyük" diye konuştu. Adana’daki üreticiler, yetkililerden destek ve acil önlem talep ederken, uzmanlar bölgede benzer don olaylarının yaşanmaması için tarım politikalarında önlem alınması gerektiğine dikkat çekiyor.

Çukurova'da Tropikal Meyve Üretimi Yaygınlaşıyor Haber

Çukurova'da Tropikal Meyve Üretimi Yaygınlaşıyor

Türkiye'nin verimli tarım merkezlerinden biri olan Çukurova Bölgesi, geleneksel tarım ürünlerinin yanı sıra tropikal meyve üretimiyle de dikkat çekiyor. Muz, çilek, avokado, mango, ejder meyvesi ve papaya gibi ürünler, bölge çiftçileri tarafından giderek daha fazla yetiştiriliyor. "Çukurova, tropikal merkez haline gelebilir" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, tropikal meyve üretiminin tarıma ve ekonomiye büyük katkı sunduğunu belirterek şunları söyledi: "Tropikal meyveler, geleneksel ürünlere kıyasla daha yüksek katma değere sahip ve ihracat potansiyeli oldukça yüksektir. Avrupa ve Orta Doğu pazarlarında büyük talep gören bu ürünler, döviz girdisi sağlayarak tarımsal geliri artıracak ve çiftçiler için alternatif gelir kapıları açacaktır. Çukurova’nın iklimi ve toprak yapısı, bu meyveler için ideal bir üretim alanı sunuyor. Doğru teşviklerle bölge, tropikal tarımda önemli bir merkez haline gelebilir." "Ekonomik çeşitlilik artacak" Tropikal tarımın biyoçeşitliliği desteklediğini ve tarımsal sanayiyi geliştirdiğini vurgulayan Doğan, şu ifadeleri kullandı: "Yeni tarımsal üretim modelleriyle yetiştirilen tropikal meyveler, toprak verimliliğini artırabilir ve modern sulama yöntemleriyle sürdürülebilir tarıma katkı sağlayabilir. Ayrıca, işlenmiş meyve üretimi (kurutulmuş narenciye, mango, avokado yağı gibi) bölgenin tarımsal sanayisini geliştirebilir. Bu süreç, hem ekonomik çeşitliliği artırır hem de tarım sektöründe yeni istihdam alanları açarak kırsaldan kente göçü azaltabilir." "Doğru planlama ve destekler önemli" Doğan, tropikal meyve üretiminin sürdürülebilir bir şekilde yaygınlaşması için doğru planlamanın ve devlet desteklerinin gerekliliğine dikkat çekerek şunları ekledi: "Çiftçilerin yeni tarımsal ürünlere teşvik edilmesi, bölge ve ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacaktır. Tropikal meyve üretiminin artmasıyla Çukurova, tarımsal kalkınmada öncü bölgelerden biri haline gelebilir."

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek Haber

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek

ANKARA (İHA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal üretimi etkileyen don afetine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Don olaylarının başta Adana, Mersin ve Hatay olmak üzere Akdeniz bölgesinde ciddi zarara yol açtığını belirten Bayraktar, "Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor. Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde yüze yakın hasar olması bekleniyor" dedi. Bayraktar, tarım sektörünün doğal afetlerden en çok etkilenen sektör olduğunu vurgulayarak, özellikle sebze ve meyve üretiminin bu durumdan büyük zarar gördüğünü söyledi. Don afetinin şeftali, kayısı, erik, patates, karpuz ve narenciye gibi ürünlerde ciddi hasar oluşturduğunu ifade etti. Aynı zamanda kabak, patlıcan, biber ve salatalık gibi sebzelerin de olumsuz etkilendiğini belirten Bayraktar, zarar gören tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini iletti. "ÜRETİCİLERİN KREDİ BORÇLARI FAİZSİZ ERTELENMELİ" Hasar tespit çalışmalarının başladığını bildiren Bayraktar, doğal afet sonrası çiftçilerin zararlarının eksik hesaplanmaması gerektiğine dikkat çekti. "Doğal afet sonrası hasar tespit aşamasında birçok sorun çıkmakta ve çiftçilerimizin zararı olduğundan daha düşük gösterilebilmektedir. Aynı şeylerin yaşanmaması adına çiftçilerimizin zararı hakkaniyetli bir şekilde belirlenmelidir. Don afetinden zarar gören bölge, ülkemiz tarımsal üretimi için önemlidir. Yine 2 yıl önce şubat ayında bu bölge depremin merkezindeydi. Henüz depremin yaraları tam olarak sarılmadan yaşanan bu afet bölgedeki çiftçilerimize ve ülke tarımına büyük zarar verir. Kesin raporlar çıkmasa da yüzde 100’lere varan hasar oranlarının olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla don afetinden zarar gören üreticilerimizi kaybetmemek adına bölgedeki üreticilerimizin kredi borçları faizsiz ertelenmelidir. Ayrıca yetkili kurumlar harekete geçerek üreticilerimizin bu zararını telafi edici yardımlar yapmalıdır" dedi. Tarımın ülke ekonomisi ve gıda arz güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu hatırlatan Bayraktar, don afetinin etkilerinin sadece üreticileri değil, tüketicileri de olumsuz etkileyeceğini belirtti. Afetin hem açık alanda hem de sera üretimi yapılan bölgelerde fiyat artışlarına sebep olabileceğini belirterek, Ramazan ayıyla birlikte gıda fiyatlarının daha da yükselmesi endişesi taşıdıklarını vurguladı. SEBZE VE MEYVE FİYATLARI REKOR ARTIŞ GÖSTERDİ Bayraktar, Şubat ayı üretici ve market fiyatlarını değerlendirerek, özellikle sebze ve meyve fiyatlarında büyük artışlar yaşandığını açıkladı. "Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 36’sında fiyat artışı, 2’sinde fiyat düşüşü olurken, 1 ürünün fiyatı değişmedi. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 160,2 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat artışını yüzde 94,1 ile kabak, yüzde 80,9 ile limon, yüzde 62,5 ile yumurta izledi" dedi. Öte yandan, fiyatı düşen ürünler arasında yüzde 18,1 ile patates ve yüzde 1,5 ile karnabahar bulunduğunu belirtti. Tüketicilerin geçen yıla kıyasla beyaz lahanayı 2,6 kat, kabağı 1,9 kat, limonu 1,8 kat ve yumurtayı 1,6 kat daha pahalıya almak zorunda kalacağını vurguladı. Üretici fiyatlarında da büyük değişimler yaşandığını belirten Bayraktar, "Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 594,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 201,6 ile kabak, yüzde 184,2 ile beyaz lahana, yüzde 141,4 ile salatalık izledi" dedi. FİYAT FARKI KURU FASULYEDE ZİRVEDE Market ve üretici fiyatları arasındaki farkın en fazla kuru fasulyede yaşandığını açıklayan Bayraktar, "Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 217 ile kuru fasulyede görüldü. Kuru fasulyeyi yüzde 207,4 ile havuç, yüzde 197,9 ile kuru kayısı ve yüzde 196,6 ile Antep fıstığı takip etti. Kuru fasulye 3,2 kat, havuç 3,1 kat, kuru kayısı ve Antep fıstığı 3 kat fazlaya markette satıldı. Üreticide 33 lira 29 kuruş olan kuru fasulye 105 lira 54 kuruşa, 13 lira olan havuç 39 lira 96 kuruşa, 150 lira olan kuru kayısı 446 lira 80 kuruşa, 250 lira olan Antep fıstığı 741 lira 48 kuruşa markette satıldı" dedi. Bayraktar, market raflarında da fiyat artışlarının devam ettiğini belirterek, "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 35,8 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 30 ile havuç, yüzde 27,3 ile portakal, yüzde 19,4 ile kabak izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 20,4 ile karnabahar oldu. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 13 ile yeşil soğan, yüzde 11,1 ile marul, yüzde 10,6 ile pırasa ve beyaz lahana izledi" ifadelerini kullandı. LİMON VE PATATES ÜRETİMİNDE BÜYÜK KAYIP BEKLENİYOR Bayraktar, özellikle limon ve patates üretiminde büyük kayıplar yaşanacağını belirtti. "Limonun dallarda azalması nedeniyle hasadı da azaldı. Diğer taraftan yaşanan don olayı narenciye çiçek ve sürgünlerinin yanmasına, zarar görmesine sebep oldu. Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor" dedi. Patates üretiminde de ciddi sıkıntılar olduğunu belirten Bayraktar, "Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde 100'e yakın hasar olması bekleniyor. Nevşehir, Niğde ve Ödemiş'te, Çukurova bölgesinde yaşanan don ve soğuk hava sebebiyle ürün fiyatları yükseldi" diye konuştu. Kabak ve patlıcandaki fiyat artışının hem don afetinin hem de artan taleplerin etkisiyle yükseldiğini açıklayan Bayraktar, kuru soğanda da sezon sonuna yaklaşıldığı için fiyatların yükseldiğini belirtti. "Depolarda kalan ürün miktarı azaldı ve çürümeler nedeniyle zayiat oluştu. Bu da fiyatların yükselmesine neden oldu" dedi. NARENCİYE HASADI DON NEDENİYLE DURDURULDU Bayraktar, mandalina ve portakal hasadının sona yaklaştığını, don nedeniyle Çukurova bölgesinde narenciye hasadının durduğunu açıkladı. Dona karşı önlem alan üreticilerin daha az zarar gördüğünü fakat genel olarak büyük bir rekolte kaybı olacağını açıkladı. Bunun da ilerleyen dönemde fiyatların artmasına neden olacağına işaret etti. Şemsi Bayraktar, tarım sektörünün bu tür doğal afetlerden korunabilmesi için üreticilere yönelik destek mekanizmalarının hızla devreye sokulması gerektiğini belirterek, çiftçilerin zararlarının hafifletilmesi adına gerekli önlemlerin bir an önce alınması çağrısında bulundu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.