TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Akdeniz

AGRONEWS - Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Akdeniz'de Deniz Suyu Isınıyor: İklim Krizi Alarmı Haber

Akdeniz'de Deniz Suyu Isınıyor: İklim Krizi Alarmı

Deniz Suyu Sıcaklığı Sürekli Artıyor Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Akdeniz'in ortalama deniz suyu sıcaklığı 1970'ten bu yana düzenli olarak yükseldi. 1970-1980 yılları arasında 21,0 derece olan ortalama sıcaklık, 2014-2024 arasında 22,3 dereceye çıktı. Haziran, temmuz ve ağustos aylarında sıcaklıklar 26,7 ile 28,1 derece arasında seyretti. İklim Krizi ve Kirlilik Başlıca Neden Çevre Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Deniz Orhan, sıcaklık artışının küresel ısınma ve çevre kirliliğinden kaynaklandığını belirtti. Orhan, termik santrallerin denize deşarjı, atık su kirliliği ve büyük gemilerin etkisinin denizlerin ısınmasını hızlandırdığını söyledi. Balıkçılık ve Turizm Tehlikede Artan sıcaklık deniz ekosistemini bozarak balıkçılığı olumsuz etkiliyor. Orhan, sıcaklığa bağlı olarak bazı balık türlerinin soğuk bölgelere göç ettiğini, bunun da ekonomik kayıplara neden olduğunu vurguladı. Ayrıca Marmara Denizi'nde görülen müsilajın sıcaklık artışıyla bağlantılı olduğunu ve Akdeniz’de de benzer oluşumların başladığını belirtti. Aşırı Doğa Olayları Artacak Sıcaklığın artmasıyla birlikte buharlaşma ve nem oranının yükseldiğini ifade eden Orhan, bunun sonucunda sel, kasırga ve tropikal fırtına (medikana) gibi doğa olaylarının daha sık yaşanacağını söyledi. Özellikle Akdeniz’de tropikal fırtına sayısının artması bekleniyor. Uzmanlar, denizlerdeki sıcaklık artışının ekosistem, ekonomi ve insan yaşamı üzerinde büyük riskler oluşturduğunu belirterek acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.

Karadeniz'de Kış Sevinci, İç Anadolu ve Akdeniz'de Kuraklık Riski Haber

Karadeniz'de Kış Sevinci, İç Anadolu ve Akdeniz'de Kuraklık Riski

SAMSUN (İHA) - Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yusuf Demir, Karadeniz Bölgesi’nde son yılların en yoğun kar yağışının görüldüğünü belirtti. Prof. Dr. Demir, "Bu kar yağışı özellikle Karadeniz Bölgesi'ni biraz rahatlattı. Bu kar yağışı, Türkiye genelinde her yerde yağan bir kar yağışı olmadı. Diğer bölgelerde şiddetli kuraklık riski devam ediyor" dedi. "Karın doluluğundan ötürü yavaş yavaş yağması, havanın sıcaklığının belli bir ölçüde düşük olmasından dolayı son zamanların en soğuk günlerini yaşıyoruz. Bu durum karın yerde daha uzun süre kalarak yavaş yavaş toprağa geçmesini ve toprağa süzülmesini sağlıyor" diye ekleyen Prof. Dr. Demir, karın yavaş erimesiyle toprağa süzülmesini tarım açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirildi. Özellikle Bafra ve Çarşamba Ovaları ile fındık ve çay üreticileri için sevindirici bir durum oluştu. Ancak Demir, bu kar yağışının yalnızca Karadeniz’i etkilediğini, Türkiye’nin diğer bölgelerinde şiddetli kuraklık riskinin sürdüğünü vurguladı. Meteorolojik verilere göre, Ocak ayında Türkiye genelindeki yağışların geçen yılın ortalamasına göre yüzde 65 azaldığını ifade eden uzman, İç Anadolu, Doğu Anadolu ve Akdeniz Bölgeleri’nde çiftçilerin önlem alması gerektiğini söyledi. Nisan ve Mayıs aylarında beklenen yağışların Karadeniz’deki tarımsal üretimi koruyabileceğini belirten Demir, "Özellikle Karadeniz’de son zamanlarda yoğun problem olarak kahverengi kokarca böceği istilası var. O problemin belki bir parça giderilmesi açısından fayda sağlar diye umut ediyoruz" dedi.

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek Haber

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek

ANKARA (İHA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal üretimi etkileyen don afetine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Don olaylarının başta Adana, Mersin ve Hatay olmak üzere Akdeniz bölgesinde ciddi zarara yol açtığını belirten Bayraktar, "Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor. Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde yüze yakın hasar olması bekleniyor" dedi. Bayraktar, tarım sektörünün doğal afetlerden en çok etkilenen sektör olduğunu vurgulayarak, özellikle sebze ve meyve üretiminin bu durumdan büyük zarar gördüğünü söyledi. Don afetinin şeftali, kayısı, erik, patates, karpuz ve narenciye gibi ürünlerde ciddi hasar oluşturduğunu ifade etti. Aynı zamanda kabak, patlıcan, biber ve salatalık gibi sebzelerin de olumsuz etkilendiğini belirten Bayraktar, zarar gören tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini iletti. "ÜRETİCİLERİN KREDİ BORÇLARI FAİZSİZ ERTELENMELİ" Hasar tespit çalışmalarının başladığını bildiren Bayraktar, doğal afet sonrası çiftçilerin zararlarının eksik hesaplanmaması gerektiğine dikkat çekti. "Doğal afet sonrası hasar tespit aşamasında birçok sorun çıkmakta ve çiftçilerimizin zararı olduğundan daha düşük gösterilebilmektedir. Aynı şeylerin yaşanmaması adına çiftçilerimizin zararı hakkaniyetli bir şekilde belirlenmelidir. Don afetinden zarar gören bölge, ülkemiz tarımsal üretimi için önemlidir. Yine 2 yıl önce şubat ayında bu bölge depremin merkezindeydi. Henüz depremin yaraları tam olarak sarılmadan yaşanan bu afet bölgedeki çiftçilerimize ve ülke tarımına büyük zarar verir. Kesin raporlar çıkmasa da yüzde 100’lere varan hasar oranlarının olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla don afetinden zarar gören üreticilerimizi kaybetmemek adına bölgedeki üreticilerimizin kredi borçları faizsiz ertelenmelidir. Ayrıca yetkili kurumlar harekete geçerek üreticilerimizin bu zararını telafi edici yardımlar yapmalıdır" dedi. Tarımın ülke ekonomisi ve gıda arz güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu hatırlatan Bayraktar, don afetinin etkilerinin sadece üreticileri değil, tüketicileri de olumsuz etkileyeceğini belirtti. Afetin hem açık alanda hem de sera üretimi yapılan bölgelerde fiyat artışlarına sebep olabileceğini belirterek, Ramazan ayıyla birlikte gıda fiyatlarının daha da yükselmesi endişesi taşıdıklarını vurguladı. SEBZE VE MEYVE FİYATLARI REKOR ARTIŞ GÖSTERDİ Bayraktar, Şubat ayı üretici ve market fiyatlarını değerlendirerek, özellikle sebze ve meyve fiyatlarında büyük artışlar yaşandığını açıkladı. "Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 36’sında fiyat artışı, 2’sinde fiyat düşüşü olurken, 1 ürünün fiyatı değişmedi. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 160,2 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat artışını yüzde 94,1 ile kabak, yüzde 80,9 ile limon, yüzde 62,5 ile yumurta izledi" dedi. Öte yandan, fiyatı düşen ürünler arasında yüzde 18,1 ile patates ve yüzde 1,5 ile karnabahar bulunduğunu belirtti. Tüketicilerin geçen yıla kıyasla beyaz lahanayı 2,6 kat, kabağı 1,9 kat, limonu 1,8 kat ve yumurtayı 1,6 kat daha pahalıya almak zorunda kalacağını vurguladı. Üretici fiyatlarında da büyük değişimler yaşandığını belirten Bayraktar, "Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 594,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 201,6 ile kabak, yüzde 184,2 ile beyaz lahana, yüzde 141,4 ile salatalık izledi" dedi. FİYAT FARKI KURU FASULYEDE ZİRVEDE Market ve üretici fiyatları arasındaki farkın en fazla kuru fasulyede yaşandığını açıklayan Bayraktar, "Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 217 ile kuru fasulyede görüldü. Kuru fasulyeyi yüzde 207,4 ile havuç, yüzde 197,9 ile kuru kayısı ve yüzde 196,6 ile Antep fıstığı takip etti. Kuru fasulye 3,2 kat, havuç 3,1 kat, kuru kayısı ve Antep fıstığı 3 kat fazlaya markette satıldı. Üreticide 33 lira 29 kuruş olan kuru fasulye 105 lira 54 kuruşa, 13 lira olan havuç 39 lira 96 kuruşa, 150 lira olan kuru kayısı 446 lira 80 kuruşa, 250 lira olan Antep fıstığı 741 lira 48 kuruşa markette satıldı" dedi. Bayraktar, market raflarında da fiyat artışlarının devam ettiğini belirterek, "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 35,8 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 30 ile havuç, yüzde 27,3 ile portakal, yüzde 19,4 ile kabak izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 20,4 ile karnabahar oldu. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 13 ile yeşil soğan, yüzde 11,1 ile marul, yüzde 10,6 ile pırasa ve beyaz lahana izledi" ifadelerini kullandı. LİMON VE PATATES ÜRETİMİNDE BÜYÜK KAYIP BEKLENİYOR Bayraktar, özellikle limon ve patates üretiminde büyük kayıplar yaşanacağını belirtti. "Limonun dallarda azalması nedeniyle hasadı da azaldı. Diğer taraftan yaşanan don olayı narenciye çiçek ve sürgünlerinin yanmasına, zarar görmesine sebep oldu. Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor" dedi. Patates üretiminde de ciddi sıkıntılar olduğunu belirten Bayraktar, "Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde 100'e yakın hasar olması bekleniyor. Nevşehir, Niğde ve Ödemiş'te, Çukurova bölgesinde yaşanan don ve soğuk hava sebebiyle ürün fiyatları yükseldi" diye konuştu. Kabak ve patlıcandaki fiyat artışının hem don afetinin hem de artan taleplerin etkisiyle yükseldiğini açıklayan Bayraktar, kuru soğanda da sezon sonuna yaklaşıldığı için fiyatların yükseldiğini belirtti. "Depolarda kalan ürün miktarı azaldı ve çürümeler nedeniyle zayiat oluştu. Bu da fiyatların yükselmesine neden oldu" dedi. NARENCİYE HASADI DON NEDENİYLE DURDURULDU Bayraktar, mandalina ve portakal hasadının sona yaklaştığını, don nedeniyle Çukurova bölgesinde narenciye hasadının durduğunu açıkladı. Dona karşı önlem alan üreticilerin daha az zarar gördüğünü fakat genel olarak büyük bir rekolte kaybı olacağını açıkladı. Bunun da ilerleyen dönemde fiyatların artmasına neden olacağına işaret etti. Şemsi Bayraktar, tarım sektörünün bu tür doğal afetlerden korunabilmesi için üreticilere yönelik destek mekanizmalarının hızla devreye sokulması gerektiğini belirterek, çiftçilerin zararlarının hafifletilmesi adına gerekli önlemlerin bir an önce alınması çağrısında bulundu.

Ulusal Su Kurulu’nda Alınan 10 Yeni Karar Açıklandı Haber

Ulusal Su Kurulu’nda Alınan 10 Yeni Karar Açıklandı

ANKARA (İHA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ulusal Su Kurulu’nun 3. toplantısında alınan 10 kritik kararı kamuoyuyla paylaştı. Suyun sürdürülebilir kalkınma ve insan refahı için önemini vurgulayan Yumaklı, küresel iklim değişikliğinin su kaynaklarını ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkat çekti. Yumaklı, iklim değişikliği nedeniyle temiz suya erişimin artık bir beka meselesi olduğunu belirterek, "Biz de ülke olarak bu anlayışla geniş bir yelpazede kritik adımlar atıyoruz. Yani ekonomimizde, artan üretimimizde, tarımda, sanayide, enerjide, turizmde ve daha birçok sektörde öncelikli olarak su kaynaklarımızı göz önünde bulunduruyoruz" dedi. MODERN SULAMA VE BİLGİ PAYLAŞIMI Modern sulama sistemleri, yapay zekâ destekli uygulamalar ve erken uyarı sistemleriyle ilgili bilgi veren Yumaklı, belediyeler arasında bilgi ve tecrübe paylaşımını artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü ve bu yıl 15 belediyenin daha projeye dahil olduğunu açıkladı. Yumaklı, "Sorumluluk hareketine dönüştürmekle ilgili çabalarımız ve gayretlerimiz devam ediyor. Kayıt oranlarının indirilmesi, tarımda sulama randımanının artırılması ve sanayide su kullanımının azaltılması için önümüzdeki günlerde de çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. HAVZA VE PEYZAJ DÜZENLEMELERİ Yumaklı, "Bugün de Afyonkarahisar, Diyarbakır ve Trabzon Valilerimiz havza kurullarında öne çıkan hususlarla ilgili sunumlarını bizlerle paylaştılar. Özellikle çok su tüketen peyzajlar yerine suyu az tüketen kurakçıl peyzaj düzenlemelerinin yaygınlaştırılması konusu da yine bugün tartıştığımız konular içerisinde yer aldı. Ayrıca sürdürülebilirlik tedbir risk yönetimi, halk sağlığı ve refah sosyoekonomik yaklaşımı, ortak sorumluluklar ile teknolojik bilimsel gibi temel ilkelere dayanan ulusal su planımızla ilgili istişarelerde bulunduk" dedi. Ayrıca, Kuzey Ege ile Batı Akdeniz havzalarındaki sektörel su tahsis planlarının onaylandığını bildirdi. KURAKLIK VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK TEDBİRLERİ Ulusal Su Kurulu'nda alınan kararlar Bakan Yumaklı tarafından açıklandı: Teknik çalışmaların tamamlanarak sürecin Türkiye Büyük Millet Meclisine arzuyla ilgili başlatılması, Havza su kurullarında öne çıkan hususların fiili durumların ve planlamalarının takip edilmesi ve bir sonraki toplantıda ulusal su kurumuna bilgi verilmesi, Fırat-Dicle havzasının iklim değişikliğinin su kaynaklarının etkisi tespit edilmesi ve kuraklıkla mücadele acil önlem planının hazırlanması, Afyonkarahisar ilinde yapılan yağmur suyu hasadı kurakçıl peyzaj uygulamaları ve farkındalık oluşturulması gibi su verimli çalışmalarına dair iyi uygulamaların valilikler koordinasyonunda illerde örnek uygulama olarak başlatılması, Diyarbakır Ligi'nde başlatılan su gönüllüsü gençler sahada girişimi çalışmalarının Milli Eğitim Bakanlığı koordinasyonunda ülkemizdeki tüm okullarda yaygınlaştırılması, Kuraklık riski altında olan göllerimize yetişkin eylem planlarının hazırlanması, uygulamaya geçmiş ya da geçecek olan eylem planlarımız da bir sonraki kurula sunulması, Bakanlıklar, üniversiteler, yerel yönetimler başta olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarında yeşil sahalarda ve refüjlerde, peyzaj alanlarında park ve bahçelerde kurakçıl peyzaj uygulamaları gece sulaması ve ara bulmuş atık suların yeniden kullanılmasını içeren kurakçıl ve peyzaj uygulamaları, rehber takımının uygulanması ve bu konuda Cumhurbaşkanımızın onayına sunulması, Aynı zamanda hem Tarım Orman Bakanlığı hem de Çevre Şehircilik Bakanlığının çalışmalarının birleştirilerek bu onaya tabi olması konusunda karara bağlanması, Ulusal Su Planı nihai hale getirilmesi bir sonraki toplantıda kurulun onayına sunulması, Büyük Menderes Kuzey Ege ve Batı Akdeniz planlarının onaylanması. ULUSAL SU PLANI NİHAİ HALE GETİRİLECEK Taslak Su Kanunu ve Taşkın Kanunu’na yönelik çalışmaların tamamlanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulacağını açıklayan Yumaklı, Ulusal Su Planı’nın da bir sonraki toplantıda nihai hale getirilip kurulun onayına sunulacağını ifade etti. "SU YÖNETİMİNİ SÜREKLİ İYİLEŞTİRECEĞİZ" Su yönetiminin aciliyetini vurgulayan Yumaklı, "Ülkemizde Ulusal Su Kurulu ile su yönetimine yön verecek bir yapının tesisi sağlanmıştır ancak bununla ilgili müştereklerin ortak kuralına veya ortaklaşa kabul edilen kararlar doğrultusunda adil, akıllı ve etkin bir şekilde uygulanması zaruridir. Bu sebeple kurul marifetiyle su yönetimi statülerimizi sürekli olarak iyileştireceğiz ve bunu da kamuoyumuzun bilgilerine arz edeceğiz" dedi. Kurulda alınan kararlar, su kaynaklarının korunması ve etkin kullanımı adına kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

Rize'de Kemençe Eşliğinde Mandalina Hasadı Başladı Haber

Rize'de Kemençe Eşliğinde Mandalina Hasadı Başladı

RİZE (İHA) - Rize'nin ünlü Derepazarı mandalinasında yılın ilk hasadı kemençe eşliğinde yapıldı. İlçenin simgelerinden biri haline gelen bu özel mandalina, kemençenin coşkulu melodileriyle dalından toplanarak tezgahlardaki yerini aldı. Hasada katılan vatandaşlar, kemençe müziği eşliğinde hem eğlendi hem de mandalina toplamanın keyfini çıkardı. Derepazarı mandalinası, Rize'nin neredeyse tüm ilçelerinde yetişse de lezzeti ve aromasıyla diğerlerinden ayrılıyor. Yalnızca yerel halkın değil, Türkiye'nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerin de dikkatini çeken bu özel mandalina, Karadeniz Sahil Yolu kenarındaki tezgahlarda satışa sunuluyor. Bu yıl kilogram fiyatı 25 TL olarak belirlenen Derepazarı mandalinası, yerli ve yabancı müşterilerden yoğun ilgi görüyor. "AKDENİZ MANDALİNASINI GEÇER" Derepazarı mandalinasının lezzetinin Akdeniz bölgesinde yetişen mandalinalardan çok daha üstün olduğunu dile getiren üretici Halil İbrahim Küçük, "İzmir, Antalya, Mersin mandalinalarının tadı gibi değil. Bizim kendi bahçelerimizde yetişiyor, kendimiz topluyoruz. Bu yıl daha fazla kazanç bekliyoruz. Akdeniz'de yetişen mandalinaların ilaçlı olduğu bilinir, ancak bizimkiler tamamen doğaldır. Bu konuda halkımızın çok bilgisi yok. Bu mandalinayı, doğal yollarla, herhangi bir kimyasal kullanılmadan yetiştiriyoruz" dedi. RİZE MANDALİNASININ ÜNÜ TÜRKİYE’YE YAYILDI Küçük, bölgedeki mandalinanın aroma, tat ve doğallık açısından diğer bölge mandalinalarından üstün olduğunu belirten Ayten Kara, "Çayımız bitti mandalina hasadına başladık. C vitamini yüksek, aroması bol miktarda, bir numara bir lezzet. Rize dışından insanlar Rize mandalinası nasıl diye bizi arıyorlar. Akdeniz'de yaşayan insanlar soruyorlar, ‘Bizimkisi çekirdeksiz' diyorum ‘Daha lezzetli daha aromalı' diyorum" ifadelerini kullandı. Derepazarı mandalinası, kimyasal ilaç kullanılmadan tamamen doğal yollarla yetiştiriliyor. Mandalinalar, dalında olgunlaşarak doğal sararma sürecinden geçiyor. Bu özelliğiyle, daha erken toplanan ve kimyasal maddelerle renklendirilen Akdeniz mandalinasından ayrılıyor. TÜRKİYE’NİN DÖRT BİR YANINA GÖNDERİLİYOR Derepazarı mandalinası, Rize’nin çay bahçelerinden Karadeniz Sahil Yolu üzerindeki tezgahlara taşınıyor. Bu tezgahlarda hem yerel halk hem de yoldan geçen sürücüler tarafından satın alınıyor. Üstelik bu lezzet, sipariş üzerine İstanbul, Ankara, Konya gibi büyük şehirlere de gönderiliyor. Bu da Rize ekonomisine katkı sağlayan önemli bir gelir kapısı oluşturuyor. Derepazarı mandalinası, doğal yetiştirme yöntemi, üstün lezzeti ve yerel kültürle buluşan hasat anlarıyla Türkiye'nin dört bir yanında ilgi görmeye devam ediyor.

Hazırlıklar tamam: Akdenizli balıkçılar ’Vira Bismillah’ diyecek Haber

Hazırlıklar tamam: Akdenizli balıkçılar ’Vira Bismillah’ diyecek

Akdenizli balıkçılar, teknelerinin son bakımlarını yaparken bir taraftan da ağlarının hazırlayarak umutla sezonun açılmasını bekliyor. 321 kilometrelik Akdeniz’e kıyısı olan Mersin’de de balıkçılık da ciddi bir ekonomik gelir sağlıyor. Mersinli balıkçılar da, tekneleri ile ekmeğini denizden çıkartarak hem kendileri kazanıyor, hem de vatandaşların daha uygun fiyata balık tüketmesini sağlıyor. Eğe ve Karadeniz’de 1 Eylül’de başlayan sezon Akdeniz’de ise yarın gece yarısı başlıyor. Av yasağının sona ermesine bir gün kala balıkçı barınaklarında balıkçılar, teknelerinin son bakımlarını gerçekleştiriyor. Bakımları tamamlanan tekneler deniz indirilirken, ağlar ve motorlar da el den geçiriliyor. Balıkçılar bu yıl sezonun başlaması ile ilk aylarda çıkacak balık çeşitlerinden umutlu olduklarını dile getirdi. Hazırlıklara devam ettiklerini belirten balıkçı teknesi kaptanlarından Gültekin Işık," Karadeniz 1 Eylül’de başladı, bizim sezonda 15 Eylül’de başlıyor. İnşallah Karadeniz gibi de bereketli olur, umudumuz bu" dedi. Hazırlıkların bitme aşamasına geldiğini kaydeden Işık, önce teknelerin ardından da ağların bakımlarını yaptıklarını aktardı. Özellikle ilk haftalar da karides avladıklarına da dikkat çeken Işık, ardından da gümüş, barbun gibi balıkların avlanacağını sözlerine ekledi. Tekne sahiplerinden Cafer Eren," Teknemizin ve ağlarımızın bakımını yaptık, gemicilerimizi hazırladık. Teknemizi de 2 gün içinde indireceğiz. Bütün hazırlıklarımız bitmek üzere. Hem balıkçılar için, hem tüketiciler için güzel bir sezon olur inşallah" diye konuştu.

Küresel iklim krizi inciri de olumsuz etkiledi Haber

Küresel iklim krizi inciri de olumsuz etkiledi

Her geçen yıl sıcaklığın arttığı Akdeniz Bölgesi’nde etkili olan aşırı sıcaklara bağlı olarak yaşanan iklim krizinin incir üretimini de olumsuz etkilediği belirtildi. Önümüzdeki süreçte incir üreticisinin pek çok sorunla karşı karşıya olacağı da belirtilen toplantıda tarım sigortası yaptırmakta bile ciddi güçlükler yaşanacağı kaydedildi. Aydın Ticaret Borsası (ATB) koordinesinde gerçekleştirilen toplantıda 2024-2025 Sezonu Kuru İncir ve sektörün durumu ele alındı. ATB Konferans salonunda iki oturum şeklinde gerçekleştirilen toplantıda, sektörün sorunları masaya yatırılırken üreticilerin talepleri ve çözüm önerileri de görüşüldü. Aydın Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, Aydın’ın kuru incir sektöründe lokomotif olduğuna dikkat çekerek, her fırsatta sektörün sorunları ve taleplerini yetkili mercilere ilettiklerini belirtti. Toplantının açılış konuşmasını yapan ATB Başkanı Fevzi Çondur 2024-2025 yılı kuru incir sezonunun Aydın’a ve tüm ATB üyelerine hayırlı olmasını temenni ederek başladığı konuşmasında, "Türkiye’nin dünya incir üretimi ve ihracatında lider konumunu koruduğu 2023-2024 sezonunda şu ana kadar, toplam 59 bin 636 ton kuru incir ihracatı gerçekleşmiştir. Bu miktarın 50 bin 593 tonu ilimizden gönderilmiştir. 2023-2024 sezonunda ülkemiz genelinde toplam 73 bin 852 ton kuru incir tescil edilmiştir. Bunun 58 bin 49 tonu ilimizde gerçekleşmiştir. 2023-2024 sezonu hms (hazır müstahsil satışı) ortalama kilogram fiyatı 98,83 TL olarak gerçekleşmiştir. Bu veriler, ilimiz ve ülkemiz adına büyük bir başarıyı işaret etmektedir. Bundan sonraki süreçte de sektörümüzün gelişimi için birlikte çalışarak önemli adımlar atacağımıza inancım tamdır" dedi. Aydın Ticaret Borsası olarak her yıl düzenledikleri kuru incir sektör toplantılarında, üreticilerden gelen talepleri ve önerileri yetkili mercilere iletmeyi görev ediklerini kaydeden Çondur, "Sorunların çözümünde, ürünlerimizin katma değerini artıracak ve yeni pazarlar oluşturacak çalışmalara yönelik adımlar attık. Geçen yıl gerçekleştirdiğimiz sektör toplantısı sonrasında hazırladığımız raporda, markalaşma, e-ticaret, antrepo, üretim sezonunda yaşanan hırsızlık olayları ve sektör eğitimi konularındaki talepleriniz için çalışmalarımızı gerçekleştirdik. Bu süreçte, sektörümüzün daha da ileriye gitmesi için birlikte çalışmanın önemini bir kez daha görmekteyiz. Sizlerden gelen geri bildirimler bizim için son derece kıymetli olup, bu doğrultuda çalışmalarımızı sürdüreceğimizi belirtmek isteriz. İhracatçı üyelerimizin talepleri doğrultusunda, A tipi Antrepomuzu 2023 Şubat’ta faaliyete geçirdik. Dünya lideri olduğumuz kuru incir başta olmak üzere, ilimizden gönderilen tarımsal ürünlerin ihracatında yaşanan mağduriyetleri gidermek amacıyla kurulan bu antrepoda kurulduğu günden bugüne kadar yaklaşık 2 bin ton ürün muhafaza edilmiştir. Bildiğiniz üzere, yurt dışından geri dönen ürünlerin tekrar işlenmesi için getirilen yeni şartlar ihracatçı firmalarımızı ciddi şekilde etkilemektedir. Bu şartlar arasında, 10 milyon lira ödenmiş sermaye zorunluluğu ve teminat mektubu talepleri bulunmaktadır. Aydın Ticaret Borsası olarak, bu şartların iş yapma süreçlerimizi ve ihracat potansiyelimizi kısıtladığını görüyoruz. Bu nedenle, konuyu gümrükler Genel Müdürü Mustafa Gümüş’e ileterek, ihracatçı üyelerimizin bu yükümlülüklerden muaf tutulması talebini ilettik. Amacımız, sektörümüzün büyümesine katkı sağlayacak daha uygun ve adil bir düzenlemenin yapılmasını teşvik etmektir" diye konuştu. Aydın’ın doğu ilçelerine hizmet vermek ve lojistik maliyetlerini azaltmak amacıyla Köşk Kaymakamlığı ile soğuk hava deposu tesisi yatırımı için arsa tahsisi protokolü imzaladıklarını sözlerini ekleyen Çondur, "Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Fatih Kacır’dan soğuk hava depomuzun inşası için destek talebinde bulunduk ve olumlu yanıt aldık. inşallah, 2024 yılı bitmeden depomuzun temellerini atarak, 2025 yılında sizlerin hizmetine sunacağız" dedi. "İncir denildiğinde akla Aydın gelir" Aydın Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Altıntaş incirin Aydın ile özdeşleştiğini belirterek başladığı konuşmasında, "İncir denildiğinde akıllara Aydın, Aydın denildiğinde de akıllara incir gelir. İlimizle bu denli özdeşlemiş bir meyve olan incir, tadının yanında sınırsız faydasıyla da doğanın en önemli, en kadim meyvelerinden biridir. Önce coğrafi işaret, sonrasında da AB tescili alan Aydın incirimiz, halihazırda ülkemizin AB tescilli 21 coğrafi işaretli ürünü arasında yer almaktadır. Hem yaş hem de meyve ihracatında önemli yeri olan incir özelinde ilimiz, 38 bin hektarlık üretim alanı ve 204 bin tonluk üretimiyle ülke sıralamasında birinci konumdadır. Kuru incir, işletmelerde farklı işleme şekilleri ile katma değeri arttırılarak satışa sunulmakta olup, ilimizde kuru incir özelinde 159 adet işletme, 161 adet depo bulunmaktadır. 2023 yılında ilimizden ihracatına izin verilen kuru incir miktarı yaklaşık 50 bin tondur. Bu yılın ilk 6 aylık dönemde ise ihracatına izin verilen kuru incir miktarı 21 bin tondur. Tüm bu değerlerle kuru incir ilimizin tüm bitkisel ihracat ürünleri içinde tek başına yüzde 27’lik pay ile ilimiz ekonomisine güç katmaktadır" dedi. "EKÜY Projesi kapsamında 21 bin 250 adet incir fidanı dağıtıldı" İncir Entegre ve Kontrollü Ürün Yönetimi (EKÜY) Projesi kapsamında 21 bin 250 adet incir fidanı dağıtımı gerçekleştirdiklerini kaydeden Altıntaş, incirin tarladan paketlemeye uzanan yolculuğu boyunca en kaliteli ve katma değeri yüksek ürünü elde etme hedefiyle eğitimler gerçekleştirip sürece destek verdiklerini söyledi. Altıntaş konuşmasının devamında, "Her geçen yıl daha da derinden hissettiğimiz iklim krizinin bir sonucu olarak yıl boyunca sürdürdüğümüz saha kontrollerimizde ne yazık ki çeşitli hastalık ve zararlılar da karşılaşılmakta ve tespitlerimiz sonucu gerekli uyarıları yaparak, alınacak önlemler konusunda üreticilerimizi bilgilendirmekteyiz. Refah ve bolluğun simgesi olan incirin üretiminde dünya lideri olan ülkemizin ve ilimizin konumunu korumak için var gücümüzle çalışmalarımıza kıymetli üreticilerimiz ve değerli sektör paydaşlarımızın işbirliği ve desteğiyle devam edeceğimizi ifade etmek isterim" ifadelerine yer verdi.

Akdeniz’de ekmeklik yakamoz buğdayının hasadı yapıldı Haber

Akdeniz’de ekmeklik yakamoz buğdayının hasadı yapıldı

Mersin’in merkez ilçe Akdeniz Belediyesinin Akdam ve Anadolu mahallelerinde, belediyeye ait arazilerde ekimini gerçekleştirdiği yerli yakamoz türü ekmeklik buğdayının hasadı yapıldı. Tarımsal Hizmetler Müdürlüğünce, geçen ekim ayında ilçeye bağlı kırsal bölgelerden olan Akdam ve Anadolu mahallerinde, 2014 yılında tescillenmiş yerli yakamoz türü ekmeklik buğday ekimi yapıldı. İki mahallede toplamda 23 dönüm toprağa ekilen yerli ekmeklik yakamoz buğdayının hasadı başladı. Biçerdöver yardımıyla gerçekleşen ekimden, bu yıl dönüm başına ortalama 400 ila 500 kilogram, ekim gerçekleşen toplam 23 dönümlük tarım toprağından da hasat sonunda 9 ila 12 ton arası verim bekleniyor. Hasattan elde edilen buğdaydan üretilecek kilolarca un, dezavantajlı durumdaki ailelere, kadın kooperatifleri ve tandır evlerine ücretsiz ulaştırılacak. “İşçisi, emekçisi, kadını ve genciyle birlikte ürettik” Akdeniz Belediye Başkanı Hoşyar Sarıyıldız da Akdam Mahallesi’nde gerçekleşen buğday hasadına katıldı. Buğday üretimi hakkında açıklama yapan Sarıyıldız, “Bölgede, 13 dönümlük bir arazide yaklaşık 10 tonluk bir verim alacağımız hasada katıldık. Tarlamıza ekilen ürün, yerli bir buğday türü. Ekim işleminden, gübreleme ve bakım işlemlerinden biçime kadar tüm çalışmalarda belediyemiz personeli görev aldı. Ekimi yapılan ve bugün hasadını yaptığımız buğdayı, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza teslim edeceğiz. İşçisiyle, emekçisiyle, kadınları ve gençleriyle birlikte ürettik. Bu üretimden de halklarımız faydalanacak” dedi.

Akdeniz’in balıkçıları, ekmek teknelerini bakıma aldı Haber

Akdeniz’in balıkçıları, ekmek teknelerini bakıma aldı

Karaya çekilen teknelerde önce kalafat, tamir, macun ve boya işlemleri yapılıyor, ardından tekrar deniz indirilen teknelerin makine ile ağ bakımlarına geçiliyor. 321 kilometre Akdeniz’e kıyısı olan Mersin’de balıkçılık önemli bir ekonomik gelir sağlıyor. Mersin’in genelinde birçok balıkçı, ekmeklerini kazandığı teknelerini 15 Nisan’da başlayan av yasağı nedeniyle barınaklara çekti. Bir aylık dinlenmenin ardından kıyıya çekilen tekneler bu kez karaya çekilip bakıma alındı. Karaya çekilen teknelerin önce kalafat, tamir, macun ve boya işlemleri yapılıyor. Bu işlemlerden geçen tekneler tekrardan denize indirilerek makine takımları takılıyor. 15 Eylül’de açılacak olan av sezonundan bir ay önce ise balıkçıların ağ takımı ve bakımına geçeceği belirtildi. Erdemli Balıkçı Barınağında da balıkçıların yanı sıra denizde diğer işlerde kullanılan teknelerin de bakımları gerçekleştiriliyor. "Tekne tamamen aktif olduktan sonra ağ bakımına geçiliyor" Şu anda bakımı yapılan bir tekneyi denize indirdiklerini belirten Erdemli Su Ürünleri Kooperatifi Başkan Yardımcısı Berkay Bilgiç, "1 ay önce de karaya çekmiştik. Tekne sahibi bakımını bitirdi, biz de tekrar denize indiriyoruz" dedi. Sezon kapalı olduğu için tekne bakımlarının yapıldığına değinen Bilgiç, "Deniz indikten sonra toparlanması var. Çalışması, motorların, vincin aktif olması var. Tekne tamamen aktif olduktan sonra da ağ bakımlarına geçiliyor" diye konuştu. Karada yapılan bakımlarla ilgili bilgi veren Bilgiç, özellikle boya ve pervane bakımlarına dikkat edildiğini söyledi. Teknelerinin bakıma alındığını aktaran Makine Mühendisi Kadir Sağlam ise, "Bu dönemde hem balıkçıların hem de bizlerin teknelerinin bakımını yapıp indiriyoruz. Şu anda bizim teknemizin kaynak işleri vardı bitti, astarı atılıyor ardından boya yapılacak, sonra da denize çıkaracağız" şeklinde konuştu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.