TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dünya Su Günü

AGRONEWS - Dünya Su Günü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Su Günü haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Haber

"Huyu Suyu Değiştirme Vakti"

"Huyu Suyu Değiştirme Vakti" sloganıyla gerçekleşen etkinlikte, uzmanlar, kuraklık tehlikesine dikkat çekti, su kıtlığına karşı yapılması gerekenleri anlattı. Yaşar Üniversitesi’nde İletişim Fakültesi, Tarım Bilimleri ve Teknoloji Fakültesi, Sağlık Kültür Spor Müdürlüğü, İletişim Topluluğu, Gıda ve Tarım Topluluğu ve Webagron iş birliğiyle "Dünya Su Günü Zirvesi" gerçekleşti. Etkinliğin sloganı "Huyu Suyu Değiştirme Vakti" oldu. Beş panelden oluşan zirveye; Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İsmail Türkan, Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Ruhan Aşkın Uzel, İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ferah Onat, Washington Üniversitesi İnşaat ve Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erkan İstanbulluoğlu, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğan Yaşar, Webagron Kurucu Ortağı Özhan Türk, Agro TV Türkiye ve Azerbaycan İcra Kurulu Başkanı Doğan Başaran, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şerafettin Aşık, Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Tolga Esetlili, Tarım Gazetecisi Galip Umut Özdil, Çiftçi ve Farmico Kurucusu Umut Ayberk Akbay, Çevre Yüksek Mühendisi ve Blueit AR&GE Lideri, Müge Aydın, İktisatçı Vatan Çağlar Babacan, Sarıgöl Üzüm Üreticileri Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Yusuf Tüfekçi, Toprak Pazarlama Direktörü Hilal Şahin, Stoller Tarım ve Pazar Geliştirme Lideri Dr. Canan Yılmaz, Ekonomist ve Gazeteci Meliha Okur, SmartMoles Genel Müdürü Ömer Yuluğ, genç aktivistler, öğrenciler ve akademisyenler katıldı. Katılımcıların su ayak izi 30 metreküp Kare kod aracılığıyla uygulanan anket ile salondaki katılımcıların su ayak izi hesaplanarak ortaya çıkan sonuç açıklandı. Buna göre; toplam su ayak izi, gıda tüketiminde yüzde 57, evsel tüketim yüzde 24,3 ve diğer tüketimde ise yüzde 18,1 çıktı. Doğrudan su ayak izi ise 30 metreküp olarak belirlendi. "Artık suyu geri kazandırmalıyız" Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, "Dünyadaki su kaynaklarını, okyanusların ve denizlerin yüzde 2 buçuğu kullanılabilir tatlı su. Orada da çok ciddi sıkıntılar ve tehditlerle de karşı karşıyayız. Bu sene küresel temayı ’Su İçin Barış’ koydular. Globalde su için barış derken tabii enerji savaşlarının yaşandığı dünyada suyu sağlayan bir barış simgesi önemli. Biz temamızı seçerken şuna çok dikkat ettik; bir sürdürülebilirlik hedefi var 2030 gibi atık suların yaklaşık yüzde 50’sini geri dönüştürmeyi hedefliyoruz. Dünyadaki suyun çok büyük bir bölümü bildiğiniz gibi kullanılmıyor, tüketilmiyor, büyük bölümü sanayide ve tarımda kullanılıyor, kullanma suyumuz bunun çok çok küçük bir bölümü. Onun için tarımda, sanayide, sektörde ve kentsel kullanımdaki atık suyu geri kazanmamız lazım. Yağmur suyu da çok değerli bir su, o da akıp gidiyor, toparlamamız gerekiyor" dedi. "2050’ye kadar 10 bin yılda üretilen gıda kadar üretmek zorundayız" Yaşar Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. İsmail Türkan ise şunları söyledi: "Su yoksa hayat yok ama bitki yoksa da hayat yok. Dünyanın oluşumu 4 buçuk milyar yıl öncesine dayanıyor, hayatın başladığı süreç ise yaklaşık 3,8 milyar yıl önce. Dünyada kullanılabilir su çok çok az. Yüzde 2 buçuk tatlı su var, onun bir varil su olduğunu düşünün bizim kullanabildiğimiz sadece bir çay kaşığı kadar. Biz bunu inanılmaz hor kullanıyoruz. Çok ciddi bir kirlenme var." Prof. Dr. Türkan, "Küresel iklim değişikliğini önlemek yerine artık alışarak onu yönetmek zorundayız. Huyu suyu değiştirmezsek Türkiye de maalesef kuraklaşacak ülkelerin başında geliyor. 2050’ye kadar 10 bin yılda ürettiğimiz kadar gıda üretmek zorundayız. Bu çok büyük bir zorluk. Bitki suyu aldıktan sonra fotosentezde kullanacağını kullanıyor ve geri kalanı atmosfere gaz halinde veriyor. Su döngüsünü sağlayanlar fotosentetik bitkiler. Tarımsal alanlarda su kullanma ve azot kullanma verimliliği kavramlarını çok kullanacağız. Çünkü mevcutta suyu ve gübreyi çok kullanıyorlar. Bunu değiştirmek için bilim insanları çalışmalar yapıyor. Çare yine doğada" dedi.

Haber

"Suda sıfır kayıp" için seferberlik devam ediyor

Bakanlıktan Dünya Su Günü dolayısıyla yapılan açıklamaya göre, kuraklık tehdidine karşı eylem planı hazırlayan Tarım ve Orman Bakanlığının "Suda Sıfır Kayıp" sloganı ile başlattığı seferberlik yaygınlaşıyor. Bakanlığa bağlı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, DSİ ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğü başta olmak üzere birçok birim kuraklığa karşı çalışmalar yürütüyor. 2023-2027 Dönemi Türkiye Tarımsal Kuraklıkla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planı ile tarımsal kuraklık konusunda kamuoyunun bilincinin artırılması, sürdürülebilir tarımsal su kullanımının planlanması, kuraklığın yaşanmadığı dönemlerde gerekli tedbirlerin alınması ve kriz dönemlerinde etkin mücadele programı uygulanarak kuraklığın etkilerinin en aza indirilmesi amaçlanıyor. Toplum genelinde su verimliliği kültürünün oluşturularak kaynakların sürdürülebilir kullanımının teşvik edilmesi maksadıyla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde "Suda Sıfır Kayıp" ilkesiyle başlatılan Ulusal Su Verimliliği Seferberliği çerçevesinde 31 Ocak 2023 tarihinden bu yana etkinlikler gerçekleştiriliyor. Seferberlik kapsamında içme-kullanma suyunun yanı sıra tüketimin yüksek olduğu tarım ve sanayi başta olmak üzere tüm sektörlerde suyun verimli ve sürdürülebilir kullanımı için çalışmalar yürütülüyor. Etkinliklerle, su yönetimi konusunda sorumlu ve ilgili paydaşlarla su verimliliğinin yaşam tarzı haline getirilmesi, su verimliliği kültürünün oluşturulması hedefleniyor. Su stresi olmadan, yaşam standartlarını düşürmeden "suda sıfır kayıp" bilinci ile bütün kurum/kuruluşlar, çiftçiler, sanayiciler, çocuklar kısacası her bir vatandaşın suyu verimli kullanmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Bu kapsamda içme-kullanma suyu, tarım ve sanayi sektörlerine yönelik hazırlanan 165 rehber doküman ilgililere ulaştırılıyor. Öte yandan, su verimliliği seferberliği ile ilgili farkındalığın artırılması amacıyla hazırlanan suverimliligi.gov.tr internet sitesi hizmete sunuldu. Seferberlik kapsamında gerçekleştirilen etkinliklere, hazırlanan dokümanlara ve diğer bilgilere internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. STRATEJİ VE EYLEM PLANLARI Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından ayrıca "Değişen İklime Uyum Çerçevesinde Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı" hazırlandı. Plan kapsamında, 2100 yılına kadar içme suyu sistemlerindeki su kaybı oranının yüzde 10'a indirilmesi, tarımsal sulama sistemlerinde randıman oranının yüzde 75'e çıkarılması, sanayide suyun en az yüzde 50 daha verimli kullanılması ve kişi başı su tüketiminin günlük 75 litreye düşürülmesi hedefleniyor. Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci tarafından onaylanan belgenin Cumhurbaşkanlığı genelgesi olarak yayımlanması öngörülüyor. Vatandaşların evlerinde ve iş yerlerinde benimseyebilecekleri uygulamalara yönelik "Binalarda Su Verimliliği Hedefi ve Uygulama Kılavuzu" da hazırlandı. Konuya ilişkin yayımlanan "Sistem Kurulumu Talimatı" kapsamında da su verimliliği uygulamalarının yaygınlaştırılması için su verimliliği birimlerinin kurulması, mevcut durum tespiti, planlama, ihtiyaçların belirlenmesi ve temini, eğitim ve farkındalık oluşturma, uygulama ve raporlama başlıklarında 7 adım oluşturuldu. Hazırlanan dokümanlarla, "azalt, yeniden kullan ve değiştir" olmak üzere üç önemli stratejinin hayata geçirilmesi planlanıyor. ALTERNATİF SU KAYNAKLARININ KULLANIMI Su verimliliği için yağmur suyu hasadı, gri su sistemleri, kullanılmış ve denize akan suların uygun şekilde arıtılmasından sonra tekrar kullanılması, deniz suyunun arıtılması gibi alternatif kaynakların kullanımına imkan veren uygulamaların benimsenmesi için mevcut yasal ve teknik altyapının geliştirilmesi amaçlanıyor. Su kaynaklarında iklim değişikliğine uyum çalışmaları kapsamında da çalışmalar yapılıyor. İklim değişikliğine karşı direncin artırılması maksadıyla su fiyatlandırması, gri suyun kullanımı ve yağmur suyu hasadı gibi uyum faaliyetleri ile ilgili fayda maliyet ve yapılabilirlik analiz çalışmaları gerçekleştirilerek konu ile ilgili büyükşehir belediyelerine eğitim veriliyor. Muhtemel kuraklık risklerinin olumsuz etkilerinin asgari düzeye indirilmesi, su ve gıda arzında sürdürülebilirliğin sağlanması ve kuraklıklara karşı hazırlıklı olunması maksadıyla kuraklık yönetim planları hazırlanıyor. Bu kapsamda havza ölçeğinde kuraklık analizleri yapılarak mevcut ve gelecek su potansiyeli doğrultusunda tarım, içme suyu, sanayi, ekosistem, turizm sektörlerine kuraklığın etkileri tespit ediliyor. Olası kuraklık durumlarına hazırlıklı olunması maksadıyla da buna dayanıklı bitkilerin ekimi, sulama sistemlerinin modernizasyonu, alternatif su kaynaklarının değerlendirilmesi, sulama randımanının artırılması gibi tedbirler belirleniyor. 15 havzada çalışmaları devam eden söz konusu planlar 2023 yılı sonu itibarıyla tüm havzalarda tamamlanması öngörülüyor. SEKTÖREL SU TAHSİS PLANLARI Havza ölçeğinde su kaynaklarının arz-talep dengesinin eş zamanlı sağlanması, en fazla su talep eden tarım sektörünün iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden en az şekilde etkilenmesine yönelik tedbirleri içeren ve "suya göre tarım" ilkesinden hareketle "Sektörel Su Tahsis Planları" hazırlanıyor. Planlarda, su potansiyelindeki azalma durumları da göz önüne alınarak en kırılgan sektör olan tarımda ürün deseni, sulama zaman planlaması gibi önlemler belirleniyor. Böylece hem gıda güvenliğinin sağlanması hem de çiftçilerin ekonomik kazancının en üst seviyeye çıkarılması hedefleniyor. Su-gıda-enerji-ekosistem ilişkisini temel alan, su arzının kısa ve uzun vadeli politikalarının, planların ve stratejilerinin oluşturulması, izlenmesi, geliştirilmesi faaliyetlerini yürütecek "Ulusal Su Kurulu" oluşturulması için de harekete geçildi. Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde korunması, kullanılması, iyileştirilmesi, geliştirilmesine yönelik "Su Kanunu Taslağı" hazırlandı. DSİ içme suyu, sulama ve sanayi suyu projelerini devreye sokarak kuraklık tehlikesine karşı önlemler geliştiriyor. "SUYUN VERİMLİ KULLANIMI, MİLLİ VE KÜRESEL BİR MEVZU" Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişci, küresel ısınmanın getirdiği iklim değişikliğinin en fazla su konusunu tehdit ettiğini belirtti. Suyun verimli kullanımının, kurumsal değil milli ve küresel bir mevzu olduğunu vurgulayan Kirişci, şunları kaydetti: "Tatlı su kaynaklarının korunması ile su kaynaklarının verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanılması hayati öneme sahiptir. Değişen iklim nedeniyle, su kaynakları üzerinde oluşan olumsuz etkiyi, verimlilik uygulamaları ile bertaraf edebiliriz. Ülkemizin su kaynaklarının tek bir damlasının dahi israfına tahammülümüz yoktur. Su israfının önlenmesi ancak topyekun bir seferberlikle mümkündür. Bu seferberlik ruhu, kurumsal, bölgesel, kültürel ve sektörel sınırlamalara maruz kalmadan ülke geneline yayılmalıdır." Kaynak: Ekotrent

'Türkiye, 2030'da su fakiri ülkeler kategorisine geçebilir' Haber

'Türkiye, 2030'da su fakiri ülkeler kategorisine geçebilir'

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nca 1993'te ilan edilen ve her yıl 22 Mart'ta kutlanan Dünya Su Günü, temiz su sorununa dikkat çekmek, içilebilir su kaynaklarının korunması ve çoğaltılmasına yönelik somut adımların atılması için oluşturuldu. 22 Mart Dünya Su Günü'ne vurgu yapıp, su kaynaklarının korunmasına ilişkin konuşan Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü Çevre Teknolojisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Azize Ayol, iklim değişikliği, nüfus artışı, tarımsal ve endüstriyel faaliyetler nedeniyle oluşan baskılar sonucu su kaynaklarının korunmasının ve etkin kullanımının elzem olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ayol, "BM'nin düzenli olarak yayımladığı dünya su raporlarına göre; şu an dünya nüfusunun 4'te 1'lik kısmı sağlıklı suya erişim sorunu yaşamaktadır. Dünya kaynaklarını bütüncül yaklaşım ile ele almak gerekir. Su, hava, toprak ekosistemin tüm bileşenleri üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilecek tüm aktivitelerde sürdürülebilir yaklaşımların ortaya konması gereklidir" dedi. 'İZMİR'İN ÖNEMLİ BİR KESİMİNDE ŞİDDETLİ KURAKLI GÖZLEMLENMEKTEDİR' Türkiye Kuraklık Haritası verilerini de değerlendiren Prof. Dr. Ayol, İç Anadolu, Marmara, Güneydoğu Anadolu, Karadeniz ve Ege bölgelerinin önemli kesimlerinde 'çok şiddetli', 'şiddetli' veya 'orta şiddetli' kuraklıklar görüldüğünü dile getirerek, "Türkiye nüfusunun hızlı artışı ve endüstriyel faaliyetler dikkate alındığında; 2030 yılı için su baskısı yaşayan ülkelerden, su fakiri ülkeler kategorisine göre bir geçiş olacağı tahmin edilmektedir. İzmir'in önemli bir kesiminde şiddetli kuraklık gözlemlenmektedir. Diğer birçok ilimizde de olduğu gibi iklim değişikliği etkilerinin yoğun yaşandığı kentte, geçen yıllara göre aylık sıcaklıklarda birkaç derecelik artışlar olduğu bilinmektedir. Ülkemiz genelinde yağışların düzenli seyretmemesi, yıllık yağış miktarlarının önemli derece düşmesi, içme suyu temin eden barajlardaki su miktarlarındaki düşüşler, su kaynaklarının verimli kullanılması konusunda alarm veren durumlardır" diye konuştu. 'HAVZA BAZINDA DOĞRU SU YÖNETİMİ POLİTİKALARI İZLENMELİ' Su kaynaklarında sürdürülebilirliğin sağlanması için yapılması gerekenleri sıralayan Prof. Dr. Ayol, şöyle konuştu: "Kentlerde su kaynaklarının verimli kullanılmasında öncelikle içme suyu şebekelerinde kayıp- kaçakların önlenmeli. Bilinçli tüketim uygulamalarının geliştirilmesi, sanayide özellikle suyu yoğun kullanan endüstrilerde temiz üretim uygulamaları ve en iyi üretim teknikleri ile su tüketiminin azaltılması gerekiyor. Oluşan atık suların iyi derecede arıtılarak endüstriyel proseslerde tekrar kullanımının sağlanması, tarımsal sulamada sulama yöntemlerinin değiştirilmesi, evsel nitelikli atık suların iyi kalitede arıtılarak belli tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi için tarımsal sulamada kullanımına yönelik ileri arıtma uygulamalarının yaygınlaştırılmalı. Bilinçli sulama uygulamaları, su kaynaklarımızı korumak için havza bazında doğru su yönetim politikalarının izlenmeli. Özellikle oluşan atık suların iyi kalitede arıtılarak yararlı kullanım amaçlarına yönelik olarak tekrar değerlendirilmesi amacıyla teknolojilerin geliştirilmesi ve uygulanması önem taşımaktadır. Ülke genelinde sadece su ve su kaynakları bazında bilimsel ve uygulanabilir teknolojilere yönelik politika ve eylem planlarına öncelik verilmelidir." SULU TARIMDAN KURU TARIM UYGULAMALARINA GEÇİŞ Türkiye'de su kaynakları bakımından en tehlikeli bölgelere ilişkin de konuşan Prof. Dr. Ayol, "Göller Yöresi, Konya Ovası, Gölmarmara gibi çarpıcı kuraklık etkilerinin yaşandığı örneklerin dışında hemen hemen tüm tarım havzalarında yeterli sulama suyunun da olmaması nedeniyle bazı yerlerde çiftçilerimiz ürün desenlerini değiştirmeye ve sulu tarım uygulamalarından kuru tarım uygulamalarına geçmektedir. İç Anadolu, Marmara, Ege Bölgesi, Güneydoğu ve Karadeniz bölgelerimizin önemli kısımlarında su kaynakları üzerinde baskı söz konusudur" dedi. Kaynak: Doğan Haber Ajansı

81 İle İçme Suyu Haber

81 İle İçme Suyu

Dünyanın dörtte üçü sularla kaplı ancak bunun yüzde 2,5’u ancak içilebilir ve kullanılabilir su. Diğer bölüm ise tuzlu su olduğu için içmek ya da tarım için elverişli değil. Hayatın kaynağı olan suyun önemini hatırlatmak ve temiz su kaynaklarını israf etmeden kullanmayı özendirmek için BM 22 Mart 1993 tarihinde bir kararı kabul edilerek, 22 Mart’ı Dünya Su Günü ilan etti. BM üyesi ülkeler, tatlı su kaynaklarını korumak ve çoğaltmak için gereken adımları atmayı taahhüt ettiler. Dünya nüfusunun dörtte birine yakınının güvenli ve temiz suya ulaşımda sorun yaşıyor olması ise bu çalışmaların her yel daha geniş kapsamlı yapılmasına neden oluyor. Özellikle 2050 yılında dünya nüfusunun yarınının su sıkıntısı yaşayacağına ilişkin karamsar tahminler, ‘Dünya Su Günü’nü daha anlamlı hale getiriyor. 81 İle İçme Suyu Projesi Türkiye’de sulardan sorumlu olan Tarım ve Orman Bakanlığı, bu yılı ’81 İle İçme Suyu Eylem Planı’ ile değerlendiriyor. Ocak ayında ‘Su Verimliliği Seferberliği’ başlatan bakanlığın planına göre tarım gibi su da ‘milli güvenlik meselesi’ olarak ele alınıyor ve “21. Yüzyılın en stratejik ve değerli kaynağı” olarak gösteriliyor. Bakanlık hesaplamalarına göre 2030 yılında 104 milyon, 2050 yılında 110 milyon nüfusa ulaşacak olan Türkiye ‘de, bugün itibariyle kişi başı kullanılabilir su miktarı yıllık bin 313 metreküp. Bu rakam Türkiye’yi ‘su stresi çeken ülke’ sınıfına sokuyor. Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ) aracılığıyla, 1968’den bugüne 386 içme suyu projesi işletmeye alınmış ve yıllık 5 milyar metreküp içme suyu temin edilmişti. Bu yıl kuraklık yaşanması ve su ihtiyacının da artması nedeniyle, ’81 İle İçme Suyu Eylem Planı’ hazırlandı. Bu yılın teması ise ‘Ortaklıklar ve İş Birliği Yoluyla Değişimi Hızlandırmak’ olarak belirlendi. Suda Sıfır Kayıp Türkiye’nin 2050 yılından itibaren su sıkıntısı yaşayan ülkeler arasına gireceği tahmin ediliyor. 100 yıllık iklim değişikliği hesapları ise su kaynaklarının yüzde 25 azalacağını gösteriyor. Bu nedenle eldeki suyu daha verimli kullanmak için ‘Suda Sıfır Kayıp’ ilkesiyle tasarruf tedbirleri devreye sokulacak. Tarımda su kaybı yüzde 50, belediyelerin sorumluluk alanındaki içme suyu sistemlerinde kayıplar ortalama yüzde 33 olarak hesaplanıyor. Bu oranın 2033 yılına kadar yüzde 25’in altına çekilmesi hedefleniyor. Konu, “siyaset üstü” olduğu için bütün belediyeler de bakanlıkla iş birliği yapmaya ve su kayıplarını önlemeye davet edildi. Azalt, Yeniden Kullan, Değiştir ‘Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı’ ile 2100 yılına kadar içme suyu sistemlerinde kayıp oranı yüzde 10’a indirilecek. Tarımsal sulamadaki yüzde 25’in altına düşürülecek ve tarımda kullanılan suyun yüzde 50’si yeniden kullanılabilir hale getirilecek. Kişi başı günlük su tüketimi 75 litreye düşürülecek. Bu amaçla ‘azalt, yeniden kullan ve değiştir’ prensibi ile suyun tekrar kullanımı yaygınlaştırılacak. 2071’e Kadar Planlandı İçme Suyu Eylem Planı ile Türkiye’nin 2071 yılına kadar içme suyu ihtiyacı planlandı. Plana göre 81 il için ayrı ayrı içme suyu temini projesi hazırlandı. İçme suyu konusunda en kritik yerlerden biri olan Sivas il merkezinin su kaynağı olan ‘4 Eylül Barajı’na, ‘Pusat Özen Barajı’ndan su verilmeye başlandı. Sisteme su verilmesine ise 30 Aralık 2022 tarihinde geçildi. Benzer durumdaki Artvin, Denizli ve Karabük illerinde de çeşitli projeler devreye sokuldu. İl merkezlerinin yanı sırası 100’den fazla ilçe merkezi içinde eylem planı hazırlandı. 13 İl Acil Dönem Kapsamında Ağrı, Batman, Diyarbakır, Düzce, Gümüşhane, Kastamonu, Mersin, Muğla, Muş, Nevşehir, Samsun, Trabzon ve Mardin illeri, ‘Acil Dönem’ kapsamına alındı. Bu şehirlere içme suyu sağlanması için öncelik verildi. Türkiye genelinde halen 90 adet içme suyu projesi devam ediyor. Bu projeler tamamlandığında, 18 milyon nüfusa, mevcuda ek olarak 1,8 milyar metreküp içme suyu daha götürülmüş olacak. KKTC Ayağı da Var Suyla ilgili projeler ülke içiyle sınırlı kalmadı. KKTC’ye yapılan su hattı ile bu ülkedeki temiz su ihtiyacı büyük oranda çözüldü. 2003 yılında yürürlüğe giren ‘Afrika ile Ticari ve Ekonomik İlişkileri Geliştirme Stratejisi’ kapsamında ‘Afrika’da Temiz İçme Suyuna Ulaşım Projesi’ başlatılmıştı. Bu proje kapsamında Afrika’da 512 su sondaj kuyusu inşa edildi, 1 milyon 850 bin kişiye yetecek temiz içme ve kullanma suyu sağlandı. Ayrıca Suriye’nin kuzeyinde, yerel halkın ihtiyacı için de su kuyuları inşa edildi. 26 Havzaya Koruma Doğal bir kaynak olan suyun korunması amacıyla, ‘havza bazında koruma’ yaklaşımı benimsendi. Bu amaçla Türkiye’deki 26 su havzası için koruma eylem planları hazırlandı. DSİ tarafından tamamlanan 24 atık su arıtma tesisi ile de günlük 322 bin metreküp atış su temizlenerek tarımsal sulamada kullanılabilecek hale getiriliyor. Afyonkarahisar’da 905 hektarlık tarım arazisi ve Kilis’te 472 hektarlık alan, bu arıtılmış suyla sulanabilecek. Ulusal Su Kurulu Oluşturuluyor Tarım ve Orman bakanlığı, su-gıda-enerji-ekosistem ilişkini temel alan ve su politikaları geliştirecek, stratejik planlar hazırlayacak bir ‘Ulusal Su Kurulu’ oluşturulması için harekete geçti. Bunun yasal altyapısı için ‘Su Kanunu Taslağı’ hazırlandı. Tarım ve Orman Bakanı Vahit Kirişçi ise Su Günü ile ilgili yaptığı açıklamada, “Değişen iklim nedeniyle su kaynakları üzerinde oluşan olumsuz etkiyi, verimlilik uygulamaları ile bertaraf edebiliriz. Ülkemizin su kaynaklarının tek bir damlasının dahi israfına tahammülümüz yoktur. Su israfının önlenmesi, topyekûn bir seferberlik ile mümkündür” değerlendirmesini yaptı. Kaynak: TRT Haber

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.