TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Haberde Insan

AGRONEWS - Haberde Insan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Haberde Insan haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Kar Üzerinde Güreşen Kardeşler, Köy Yaşamının Tadını Çıkarıyor Haber

Kar Üzerinde Güreşen Kardeşler, Köy Yaşamının Tadını Çıkarıyor

Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Karşıköy Köyü’nde Ebubekir (8) ve Hamza (11) Uyumaz kardeşler, kışın soğuk havasına rağmen kar üzerinde güreş yaparak eğlenceli anlar yaşadı. İstanbul’u terk edip köye yerleşen aile, çocuklarının doğal yaşam sayesinde daha sağlıklı ve zinde olduklarını ifade etti. Kar Üzerinde Antrenman Güreş eğitimi alan Ebubekir Uyumaz, antrenmanlarında ağabeyi Hamza Uyumaz ile çalışıyor. Kar yağışını fırsat bilen kardeşler, doğal bir minder gibi gördükleri karın üzerinde güreşerek hem spor yaptı hem de eğlendi. Aileleri Melek ve Resul Uyumaz, yıllar önce İstanbul’dan Borçka’ya taşındı. Çay, fındık ve hayvancılıkla geçimlerini sağlayan aile, çocuklarının spor, bilim ve sosyal yaşamda başarılı olduğunu belirtiyor. Kardeşler, sağlıklı beslenmelerini ve dinç kalmalarını köy yaşamına ve doğal gıdalara bağlıyor. Karalahana, mısır ekmeği ve kestane balı tüketerek besleniyorlar. Teknofest ve Bilimsel Çalışmalar Kardeşlerden Hamza Uyumaz, köy hayatının fiziksel ve zihinsel gelişim açısından büyük katkı sağladığını belirterek, Teknofest’in 81 ilde kurduğu ‘Dene Yap Okulu’na seçildiğini söyledi. Şu an üzerinde çalıştığı projenin "ilaç hatırlatma bilekliği" olduğunu ifade eden Hamza, gelecekte sağlık alanında yenilikler yapmak istediğini dile getirdi. "Köy Hayatı Avantajlı" Baba Resul Uyumaz, yıllar önce baraj nedeniyle İstanbul’a göç ettiklerini ancak daha sonra köye dönerek yerleşmeye karar verdiklerini belirtti. “Çocuklarımız köyde okuyor ve burada mutlu büyüyorlar. Kar üzerinde antrenman yaparak güçleniyorlar” dedi. Anne Melek Uyumaz ise, İstanbul’da doğduğunu ancak eşinin yanında köy hayatına adapte olduğunu belirterek, fakülte eğitimine devam ettiğini söyledi. “Çocuklarımın biri Teknofest’te, diğeri güreşte başarılı olacak inşallah” dedi. Doğal yaşamın sunduğu imkanlarla hem sporda hem bilimde başarılı olan Uyumaz kardeşler, azimleri ve dayanışmalarıyla örnek teşkil ediyor.

Tır Şoförü Düğününde Son Seferini Attı, Esnaflığa Başladı Haber

Tır Şoförü Düğününde Son Seferini Attı, Esnaflığa Başladı

Hatay’ın Antakya ilçesinde tır şoförlüğü yapan Mehmet Can Kör, eşi Sedanur Kör ile evlilik kararı aldıktan sonra kullandığı tırı gelin arabası olarak süsledi. Renkli anların yaşandığı düğünün ardından Mehmet Can Kör, tır şoförlüğüne veda ederek eşiyle birlikte tarihi Uzun Çarşı'da esnaflık yapmaya başladı. "Son Seferimi Düğünümde Attım" Babasının mesleğini sürdüren Mehmet Can Kör, tırlara olan ilgisi nedeniyle iki yıl boyunca şoförlük yaptığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Eşime unutamayacağı bir sürpriz yapmak istedim. Mutluluk dolu son seferimizi attık ve tırı gelin arabası yaptık. Düğüne gelen hafriyat şoförleri de konvoy yaparak bize kornalarla eşlik etti. Herkes şaşırdı çünkü kimse tırı süsleyip getireceğime inanmıyordu. Şoförlüğü özlüyorum ama şimdiki hayatımdan memnunum." "Tıra Çıkmak Zor Oldu Ama Değdi" Gelin arabası olarak süslenen tırın üzerine çıkmanın zor olduğunu dile getiren Sedanur Kör, düğünle ilgili duygularını şu sözlerle anlattı: "Bizim için unutulmaz bir an oldu. Çevremizde büyük ilgi gördü. Eşim, hayatını benimle geçirmek istediği için şoförlüğü kendi isteğiyle bıraktı. Ben baskı yapmadım. Şimdi birlikte çarşıda çalışıyoruz ve her an yanımda olması çok güzel bir his." Mehmet Can Kör, düğünüyle unutulmaz bir anıya imza atarken, meslek değişikliğiyle yeni bir hayata adım attığını belirtiyor.

Sivaslı Emekli, Kaşık Oyma Sanatında Çırak Oldu Haber

Sivaslı Emekli, Kaşık Oyma Sanatında Çırak Oldu

Sivas’ta yaşayan 58 yaşındaki Halit Yıldızeli, emekliliğinin ardından kaşık oyma mesleğine merak salarak çocukluk arkadaşı Osman Heper'in yanında çıraklık yapmaya başladı. Ahşap kaşık kullanımını yaygınlaştırmayı hedefleyen Yıldızeli, üç günde bir kaşık tamamlıyor. Çocukluk Arkadaşıyla Birlikte Kaşık Oymaya Başladı Emekli olduktan sonra kendine yeni bir uğraş arayan Halit Yıldızeli, çocukluk arkadaşı ve kaşık ustası Osman Heper’in el emeğiyle yaptığı ahşap kaşıkları gördü. Beğendiği bu sanatı öğrenmek isteyen Yıldızeli, yaklaşık iki yıldır ustasının yanında çıraklık yaparak kaşık oyuyor. Osman Heper, mesleğe başlama hikayesini anlatırken, "Uçakta metal çatal ve kaşıklarla yemek yerken ahşap versiyonlarını yapmayı düşündüm. Profesörlerin metalin zararlarına dair açıklamaları da ilgimi çekti. Ahşap kullanımının yaygınlaşması için üretime başladım. Çocukluk arkadaşım Halit de ilgilendi ve sonunda bana katıldı. Şimdi birlikte çalışıyoruz" dedi. Ahşap Kaşığa İlgi Artıyor Halit Yıldızeli ise bu sanata olan ilgisini, "Kaşık yapımına büyük merakım vardı. Ustamın işlerini gördükten sonra bu sanatı öğrenmeye karar verdim. Şehirden köye dönüş olduğu gibi, kanserojen maddelerden kaçınıp doğaya yöneliş de var. Ahşap kaşık, atalarımızdan kalan bir kültür. İnsanların bunları kullanmasını istiyoruz" sözleriyle anlattı. Kaşık oyma sürecinin ustalık gerektirdiğini vurgulayan Yıldızeli, "Ben bir kaşığı 2 ila 3 günde tamamlıyorum, ancak ustam bir kaşığı 6 saatte yapabiliyor. Zamanla hızlanmayı umuyorum. Belki ileride benim de bir çırağım olur" dedi. Ahşap kaşık kullanımının sağlığa olan faydalarına dikkat çeken ikili, doğal malzemelerin mutfak kültüründe daha fazla yer alması gerektiğini savunuyor. Yıldızeli ve Heper, el işçiliğiyle ürettikleri kaşıkların yaygınlaşması için çalışmalarına devam edeceklerini belirtiyor.

İznik’te Kemençe Ustalığı Belgeselleştirildi Haber

İznik’te Kemençe Ustalığı Belgeselleştirildi

Geleneksel Sanata Genç Dokunuş Unutulmaya yüz tutmuş el sanatlarını ve mesleklerinde yarım asrı deviren ustaları tanıtan "Yaşayan İznik Hazineleri" projesi, bu kez 23 yaşındaki kemençe yapım ustası Ali Öztürk'ü konu aldı. Karadeniz kökenli bir aileden gelen Öztürk, dedesi Refik Sali’den öğrendiği kemençe yapımını genç yaşta devam ettirerek kendi atölyesinde üretim yapıyor. Makine bölümü mezunu olan Öztürk, marangoz olan dedesinin çaldığı kemençeyle büyüdü ve 15 yaşında sadece çalmayı değil, yapımını da öğrenmeye başladı. Küçük atölyesinde ürettiği kemençeleri Karadeniz Bölgesi'nin yanı sıra Almanya, Avusturya, Gürcistan ve Azerbaycan’a ihraç ediyor. Öztürk, "Kemençeye olan sevgim, beni sadece çalmakla yetinmemeye yöneltti. 3 günde bir kemençe yapıyorum ve satış öncesi test etmek için atölyemde çalıyorum" diyerek mesleğine duyduğu tutkuyu dile getirdi. İznik’in Yaşayan Hazineleri Belgeselleşiyor İznik Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü tarafından yürütülen proje kapsamında daha önce fıçı ustası, bastoncu, yorgan ustası, taş ustası, berber, çilingir ve terzi gibi birçok meslek erbabı belgeselleştirildi. İlk belgesel 75 yıllık fıçı ustası Merhum İsmail Alkış ile başlamıştı. Projeyle geleneksel mesleklerin gelecek nesillere aktarılması ve unutulmaya yüz tutmuş sanatların yaşatılması amaçlanıyor. İznik Belediyesi, önümüzdeki süreçte yeni ustaları da ekranlara taşımaya devam edecek.

110 Yıllık Aile Mirasıyla Karacakılavuz Dokumasını Yaşatıyor Haber

110 Yıllık Aile Mirasıyla Karacakılavuz Dokumasını Yaşatıyor

Gelenekten Geleceğe Uzanan Bir Hikâye Tekirdağ Süleymanpaşa'da yaşayan 64 yaşındaki Hatice Çınar, annesinden ve anneannesinden öğrendiği Karacakılavuz dokuma sanatını tutkuyla sürdürüyor. Kendisine miras kalan 110 yıllık çeyiz ürünlerini koruyan Çınar, bu tarihi dokumaları yeni nesillere tanıtmak için çaba harcıyor. Karacakılavuz dokuma sanatı, Tekirdağ’ın tescilli kültürel değerleri arasında yer alıyor. Yüzlerce Kadına İlham Verdi 2003 yılında usta öğreticilik belgesi alan Çınar, bugüne kadar 400’den fazla kadına dokuma eğitimi verdi. Çınar’ın kurslarında öğrenilen bu sanat, kadınlar arasında bir miras gibi aktarılıyor. Sergilerle Kültürel Mirası Tanıtıyor Karacakılavuz dokumalarının geleneksel motiflerle bezeli eserleri, Süleymanpaşa Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi’nde sergileniyor. Çınar, büyüklerinden kalan bu tarihi eserlerden esinlenerek oluşturduğu yeni dokumaları, hem halkla buluşturuyor hem de Tekirdağ’a gelen ziyaretçilere hediye ediyor. "Bu Çeyiz Ürünü Ailemin Tarihini Yaşatıyor" Dokuma sanatına olan tutkusunu anlatan Çınar, “1974’ten beri bu işi büyük bir sevgiyle yapıyorum. Anneannemden ve annemden kalan çeyiz ürünleri benim için çok özel. Onları yaşatmak, gençlere öğretmek ve Tekirdağ’ın kültürel değerini tanıtmak en büyük mutluluğum” dedi. Karacakılavuz Dokuması Tescillendi Trakya Kalkınma Ajansı ve İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün desteğiyle 2019’da tescillenen Karacakılavuz Dokuması, bölgenin geleneksel değerlerini koruma adına önemli bir adım oldu. Çınar, “Bu dokuma ürünleri artık sadece çeyiz değil, aynı zamanda Tekirdağ’ın simgesi haline geldi” diyerek sanatın bölge için önemini vurguladı.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.