TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Seracılık

AGRONEWS - Seracılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Seracılık haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Antalyalı Çiftçiden Büyük Başarı: Mart Ayında Kavun Hasadı! Haber

Antalyalı Çiftçiden Büyük Başarı: Mart Ayında Kavun Hasadı!

"Olmaz" Denilen Üretimi Başardı Antalya’nın Kumluca ilçesi Salur Mahallesi’nde çiftçilik yapan Ahmet Ünal (55), birçok kişinin imkânsız gördüğü bir başarıya imza attı. 25 Kasım’da diktiği kavunlarını 15 Mart’ta hasat eden Ünal, ikinci hasadını da gerçekleştirerek büyük bir mutluluk yaşadı. 2 ton kavunu kilosu 200 TL’den satan üretici, yüksek fiyatlardan memnun olduğunu belirtti. Ünal’ın başarısı, tüccarları ve hal komisyoncularını bile hayrete düşürdü. Kış şartlarına rağmen yetiştirdiği kaliteli ve aromalı kavunları, piyasada büyük ilgi gördü. "Yapamazsın Dediler, Yaptım" Çevresindeki birçok kişinin soğuk havada kavun yetiştirmenin imkânsız olduğunu söylediğini belirten Ahmet Ünal, "Ben yapacağım dedim ve yaptım. İlk hasadımı bir hafta önce yaptım, bugün ikinci hasadımı yapıyorum. Kilosuna 400 TL istedim ama 200 TL’den sattım" ifadelerini kullandı. Özel Isı Yönetimi ile Başarı Geldi Serasında özel ısı yönetimi uygulayarak başarıya ulaştığını anlatan Ünal, "Seram güneye bakan bir yamaçta ve güneşi çok iyi alıyor. Plastik seranın içine bir kat daha ince plastik örtü kaplayarak sıcaklığı muhafaza ettim. En soğuk günlerde bile soba yakarak sera içi sıcaklığı korudum ve başardım" dedi. Ünal, diğer çiftçilere de önerilerde bulunarak, Kasım ayının dikim için uygun olduğunu vurguladı. "Biz 25 Kasım’da ektik, 15 Mart’ta hasat ettik. Tonajdan ve fiyatlardan memnunum" diye ekledi. Bir Kavun 300 TL'ye Alıcı Buluyor Kavunlarının yüksek kalitesinden dolayı bireysel satışlarının da iyi gittiğini belirten Ünal, "Bir kavunum 1.600 gram geliyor, bir tanesini 300 TL’ye satıyorum. Emek veriyorum ve Allah’ın izniyle başarıyorum" dedi.

Seracılıkta Devrim: Isıtma Maliyetleri Beşte Bire Düştü Haber

Seracılıkta Devrim: Isıtma Maliyetleri Beşte Bire Düştü

Türkiye’nin tarımsal üretiminde önemli bir yer tutan seracılık, yeni bir iklimlendirme modeliyle daha verimli ve düşük maliyetli hale geliyor. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ve ADOR Enerji iş birliğiyle geliştirilen proje kapsamında, ısıtma giderleri beşte bire düşürülerek üreticilere büyük ekonomik avantaj sağlanıyor. Orta Anadolu’da Seracılık Yaygınlaşıyor Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yoğunlaşan seracılık faaliyetleri, son yıllarda jeotermal kaynaklara sahip bölgelerde de hızla artıyor. Afyonkarahisar, Konya, Eskişehir ve Erzincan gibi illerde sürdürülen proje, jeotermal kaynakların yetersiz olduğu durumlarda bile seraların düşük maliyetle ısıtılmasını sağlıyor. Prof. Dr. Tolga Karaköy, projenin detaylarını şu sözlerle açıkladı: "Seralarda üretim maliyetlerinin yaklaşık yüzde 45’i ısıtma giderlerinden oluşuyor. ADOR Enerji ile yaptığımız AR-GE çalışmaları sayesinde, özellikle su kaynaklı ısı pompalarını kullanarak bu maliyetleri beşte bire düşürdük. Seralar artık 12 ay boyunca ekonomik şekilde iklimlendirilebiliyor. Isı pompaları sayesinde hem kışın ısıtma hem de yazın soğutma sağlanarak bitkilerin büyüme süresi uzatılıyor ve verimlilik artırılıyor." Maliyet 25 Milyon TL’den 4.56 Milyon TL’ye Düştü Projeyle ilgili Afyonkarahisar’daki 50 bin metrekarelik bir sera alanında yapılan fizibilite çalışması, maliyetlerde büyük bir düşüş sağlandığını gösterdi. Prof. Dr. Karaköy, ısı pompaları sayesinde maliyetlerin nasıl azaldığını şu şekilde anlattı: "Jeotermal suyun yetersiz olduğu seralarda, ek olarak kömür veya doğalgaz kullanıldığında ısıtma maliyeti 20-25 milyon TL’ye ulaşıyor. Ancak su kaynaklı ısı pompaları sayesinde bu maliyet 4-4,5 milyon TL’ye kadar düşürülebiliyor. Bu, seracılıkta devrim niteliğinde bir gelişme. Dünyada gıda temini ve sürdürülebilirlik giderek daha önemli hale gelirken, biz de ülkemizde verimli ve düşük maliyetli seracılık için çalışmaya devam ediyoruz." Bu yeni modelin, Türkiye’nin seracılık sektöründe çığır açarak yatırımcıları ve üreticileri daha kârlı bir üretime yönlendirmesi bekleniyor.

Seracılıkta Devrim: Isıtma Maliyetleri Beşte Bire Düştü Haber

Seracılıkta Devrim: Isıtma Maliyetleri Beşte Bire Düştü

Türkiye’nin tarımsal üretiminde önemli bir yer tutan seracılık, yeni bir iklimlendirme modeliyle daha verimli ve düşük maliyetli hale geliyor. Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ve ADOR Enerji iş birliğiyle geliştirilen proje kapsamında, ısıtma giderleri beşte bire düşürülerek üreticilere büyük ekonomik avantaj sağlanıyor. Orta Anadolu’da Seracılık Yaygınlaşıyor Türkiye’nin Akdeniz kıyılarında yoğunlaşan seracılık faaliyetleri, son yıllarda jeotermal kaynaklara sahip bölgelerde de hızla artıyor. Afyonkarahisar, Konya, Eskişehir ve Erzincan gibi illerde sürdürülen proje, jeotermal kaynakların yetersiz olduğu durumlarda bile seraların düşük maliyetle ısıtılmasını sağlıyor. Prof. Dr. Tolga Karaköy, projenin detaylarını şu sözlerle açıkladı: "Seralarda üretim maliyetlerinin yaklaşık yüzde 45’i ısıtma giderlerinden oluşuyor. ADOR Enerji ile yaptığımız AR-GE çalışmaları sayesinde, özellikle su kaynaklı ısı pompalarını kullanarak bu maliyetleri beşte bire düşürdük. Seralar artık 12 ay boyunca ekonomik şekilde iklimlendirilebiliyor. Isı pompaları sayesinde hem kışın ısıtma hem de yazın soğutma sağlanarak bitkilerin büyüme süresi uzatılıyor ve verimlilik artırılıyor." Maliyet 25 Milyon TL’den 4.56 Milyon TL’ye Düştü Projeyle ilgili Afyonkarahisar’daki 50 bin metrekarelik bir sera alanında yapılan fizibilite çalışması, maliyetlerde büyük bir düşüş sağlandığını gösterdi. Prof. Dr. Karaköy, ısı pompaları sayesinde maliyetlerin nasıl azaldığını şu şekilde anlattı: "Jeotermal suyun yetersiz olduğu seralarda, ek olarak kömür veya doğalgaz kullanıldığında ısıtma maliyeti 20-25 milyon TL’ye ulaşıyor. Ancak su kaynaklı ısı pompaları sayesinde bu maliyet 4-4,5 milyon TL’ye kadar düşürülebiliyor. Bu, seracılıkta devrim niteliğinde bir gelişme. Dünyada gıda temini ve sürdürülebilirlik giderek daha önemli hale gelirken, biz de ülkemizde verimli ve düşük maliyetli seracılık için çalışmaya devam ediyoruz." Bu yeni modelin, Türkiye’nin seracılık sektöründe çığır açarak yatırımcıları ve üreticileri daha kârlı bir üretime yönlendirmesi bekleniyor.

Iğdır'da Seralarda Üretilen Sebzeler Çevre İllere Satılıyor Haber

Iğdır'da Seralarda Üretilen Sebzeler Çevre İllere Satılıyor

Türkiye'nin birçok kentinde kış ayları sert geçerken, Iğdır'da kurulan seralarda üretilen sebzeler çevre illere satılıyor. Jeotermal seraların aksine hiçbir ısıtma sistemi kullanılmadan üretim yapılan Iğdır'da, sıcak hava koşulları sayesinde yılın erken dönemlerinde sebze yetiştiriliyor. Seralarda Isıtmasız Üretim Iğdır Merkez Oba Köyü’nde yaşayan ve ‘örnek çiftçi’ olarak bilinen Alican Açkan, bin metrekarelik serasında bu yıl yeşil soğan ekti. 20 Şubat’tan itibaren hasada başlayan Açkan, ürünlerini Bitlis, Van ve çevre illere satıyor. Üretimin bölge ekonomisine büyük katkı sağladığını belirten Açkan, her yıl farklı sebzeler yetiştirdiğini söyledi. “Yaklaşık bin metrekarelik seramızda üretim yapıyoruz. İl Tarım Müdürümüz de bizi ziyaret etti ve her zaman çiftçinin yanında olduklarını belirtti. Bu destek bizi daha da motive ediyor. Ürünlerimiz çevre illerde büyük rağbet görüyor.” dedi. Tarım Yetkililerinden Destek Seraları ziyaret eden Iğdır İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Tingiş, üreticilere destek vermeye devam edeceklerini vurgulayarak, “Şubat ayından itibaren yeşil soğan hasadı devam ediyor. Iğdır’da üretim dört mevsim sürüyor. Doğu'nun birçok yerinde kar varken burada seralarda üretim devam ediyor. Çiftçilerimizin her zaman yanındayız.” dedi. Doğal iklim avantajları sayesinde Doğu Anadolu’nun sebze üretim merkezi haline gelen Iğdır, seracılıkla bölgenin sebze ihtiyacını karşılamaya devam ediyor.

Gürsu'da GÜRTAM ile Tarımsal Dönüşüm Başlıyor Haber

Gürsu'da GÜRTAM ile Tarımsal Dönüşüm Başlıyor

BURSA (İHA) - Bursa’nın verimli Gürsu Ovası’nda tarımsal dönüşümün öncüsü olan Gürsu Belediyesi, Gürsu Tarımsal Araştırmalar Merkezi’ni (GÜRTAM) kurarak önemli bir projeye imza atıyor. AR-GE Müdürlüğü çatısı altında başlatılan bu proje, su kıtlığı ve sulama sistemlerinin yetersizliği, tarımsal sanayinin gelişmemiş olması, sanayi kaynaklı çevre kirliliği, mevsimlik işçilerin barınma sorunları, markalaşma eksikliği ve fiyat regülasyonunun sağlanamaması gibi temel problemlere çözüm getirmeyi hedefliyor. GÜRTAM kapsamında AB hibe destekleri ile Ticaret Borsası, Ekolojik Yaşam Parkı, Kompost Tesisi, Endüstriyel Meyve Kurutma Tesisi, Sera OSB, Akıllı Tarım Sistemleri ve analiz laboratuvarları gibi projeler başlatılacak. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Gürsu Ovası’nı korumak ve tarımı geliştirmek için detaylı projeler üzerinde çalıştıklarını belirtti. Bursa Teknik Üniversitesi Teknoparkı ile iş birliği yapılarak Akıllı Sulama, Tarla ve Sera Takip Sistemi, Soğuk Hava Depoları Akıllı Takip ve İklimlendirme Sistemi gibi uygulamalar hayata geçirildi. Ağaköy Kooperatifi’nde pilot olarak başlatılan soğuk hava depoları takip sistemi, ürünlerin ideal koşullarda saklanmasını sağlayarak hem enerji tasarrufu hem de maliyet avantajı sunuyor. Başkan Işık, Gürsu’nun tarım ve gıda teknolojilerinde öncü bir bölge haline geldiğini vurgulayarak, "Hibe Şampiyonu Gürsu Belediyesi olarak yeni projemiz için son derece heyecanlıyız. Umarız tarımımız için en iyisini el birliği ile yapacağız" dedi.

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek Haber

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek

ANKARA (İHA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal üretimi etkileyen don afetine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Don olaylarının başta Adana, Mersin ve Hatay olmak üzere Akdeniz bölgesinde ciddi zarara yol açtığını belirten Bayraktar, "Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor. Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde yüze yakın hasar olması bekleniyor" dedi. Bayraktar, tarım sektörünün doğal afetlerden en çok etkilenen sektör olduğunu vurgulayarak, özellikle sebze ve meyve üretiminin bu durumdan büyük zarar gördüğünü söyledi. Don afetinin şeftali, kayısı, erik, patates, karpuz ve narenciye gibi ürünlerde ciddi hasar oluşturduğunu ifade etti. Aynı zamanda kabak, patlıcan, biber ve salatalık gibi sebzelerin de olumsuz etkilendiğini belirten Bayraktar, zarar gören tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini iletti. "ÜRETİCİLERİN KREDİ BORÇLARI FAİZSİZ ERTELENMELİ" Hasar tespit çalışmalarının başladığını bildiren Bayraktar, doğal afet sonrası çiftçilerin zararlarının eksik hesaplanmaması gerektiğine dikkat çekti. "Doğal afet sonrası hasar tespit aşamasında birçok sorun çıkmakta ve çiftçilerimizin zararı olduğundan daha düşük gösterilebilmektedir. Aynı şeylerin yaşanmaması adına çiftçilerimizin zararı hakkaniyetli bir şekilde belirlenmelidir. Don afetinden zarar gören bölge, ülkemiz tarımsal üretimi için önemlidir. Yine 2 yıl önce şubat ayında bu bölge depremin merkezindeydi. Henüz depremin yaraları tam olarak sarılmadan yaşanan bu afet bölgedeki çiftçilerimize ve ülke tarımına büyük zarar verir. Kesin raporlar çıkmasa da yüzde 100’lere varan hasar oranlarının olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla don afetinden zarar gören üreticilerimizi kaybetmemek adına bölgedeki üreticilerimizin kredi borçları faizsiz ertelenmelidir. Ayrıca yetkili kurumlar harekete geçerek üreticilerimizin bu zararını telafi edici yardımlar yapmalıdır" dedi. Tarımın ülke ekonomisi ve gıda arz güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu hatırlatan Bayraktar, don afetinin etkilerinin sadece üreticileri değil, tüketicileri de olumsuz etkileyeceğini belirtti. Afetin hem açık alanda hem de sera üretimi yapılan bölgelerde fiyat artışlarına sebep olabileceğini belirterek, Ramazan ayıyla birlikte gıda fiyatlarının daha da yükselmesi endişesi taşıdıklarını vurguladı. SEBZE VE MEYVE FİYATLARI REKOR ARTIŞ GÖSTERDİ Bayraktar, Şubat ayı üretici ve market fiyatlarını değerlendirerek, özellikle sebze ve meyve fiyatlarında büyük artışlar yaşandığını açıkladı. "Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 36’sında fiyat artışı, 2’sinde fiyat düşüşü olurken, 1 ürünün fiyatı değişmedi. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 160,2 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat artışını yüzde 94,1 ile kabak, yüzde 80,9 ile limon, yüzde 62,5 ile yumurta izledi" dedi. Öte yandan, fiyatı düşen ürünler arasında yüzde 18,1 ile patates ve yüzde 1,5 ile karnabahar bulunduğunu belirtti. Tüketicilerin geçen yıla kıyasla beyaz lahanayı 2,6 kat, kabağı 1,9 kat, limonu 1,8 kat ve yumurtayı 1,6 kat daha pahalıya almak zorunda kalacağını vurguladı. Üretici fiyatlarında da büyük değişimler yaşandığını belirten Bayraktar, "Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 594,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 201,6 ile kabak, yüzde 184,2 ile beyaz lahana, yüzde 141,4 ile salatalık izledi" dedi. FİYAT FARKI KURU FASULYEDE ZİRVEDE Market ve üretici fiyatları arasındaki farkın en fazla kuru fasulyede yaşandığını açıklayan Bayraktar, "Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 217 ile kuru fasulyede görüldü. Kuru fasulyeyi yüzde 207,4 ile havuç, yüzde 197,9 ile kuru kayısı ve yüzde 196,6 ile Antep fıstığı takip etti. Kuru fasulye 3,2 kat, havuç 3,1 kat, kuru kayısı ve Antep fıstığı 3 kat fazlaya markette satıldı. Üreticide 33 lira 29 kuruş olan kuru fasulye 105 lira 54 kuruşa, 13 lira olan havuç 39 lira 96 kuruşa, 150 lira olan kuru kayısı 446 lira 80 kuruşa, 250 lira olan Antep fıstığı 741 lira 48 kuruşa markette satıldı" dedi. Bayraktar, market raflarında da fiyat artışlarının devam ettiğini belirterek, "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 35,8 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 30 ile havuç, yüzde 27,3 ile portakal, yüzde 19,4 ile kabak izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 20,4 ile karnabahar oldu. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 13 ile yeşil soğan, yüzde 11,1 ile marul, yüzde 10,6 ile pırasa ve beyaz lahana izledi" ifadelerini kullandı. LİMON VE PATATES ÜRETİMİNDE BÜYÜK KAYIP BEKLENİYOR Bayraktar, özellikle limon ve patates üretiminde büyük kayıplar yaşanacağını belirtti. "Limonun dallarda azalması nedeniyle hasadı da azaldı. Diğer taraftan yaşanan don olayı narenciye çiçek ve sürgünlerinin yanmasına, zarar görmesine sebep oldu. Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor" dedi. Patates üretiminde de ciddi sıkıntılar olduğunu belirten Bayraktar, "Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde 100'e yakın hasar olması bekleniyor. Nevşehir, Niğde ve Ödemiş'te, Çukurova bölgesinde yaşanan don ve soğuk hava sebebiyle ürün fiyatları yükseldi" diye konuştu. Kabak ve patlıcandaki fiyat artışının hem don afetinin hem de artan taleplerin etkisiyle yükseldiğini açıklayan Bayraktar, kuru soğanda da sezon sonuna yaklaşıldığı için fiyatların yükseldiğini belirtti. "Depolarda kalan ürün miktarı azaldı ve çürümeler nedeniyle zayiat oluştu. Bu da fiyatların yükselmesine neden oldu" dedi. NARENCİYE HASADI DON NEDENİYLE DURDURULDU Bayraktar, mandalina ve portakal hasadının sona yaklaştığını, don nedeniyle Çukurova bölgesinde narenciye hasadının durduğunu açıkladı. Dona karşı önlem alan üreticilerin daha az zarar gördüğünü fakat genel olarak büyük bir rekolte kaybı olacağını açıkladı. Bunun da ilerleyen dönemde fiyatların artmasına neden olacağına işaret etti. Şemsi Bayraktar, tarım sektörünün bu tür doğal afetlerden korunabilmesi için üreticilere yönelik destek mekanizmalarının hızla devreye sokulması gerektiğini belirterek, çiftçilerin zararlarının hafifletilmesi adına gerekli önlemlerin bir an önce alınması çağrısında bulundu.

Muğla’da Alım Garantili Süs Bitkisi Üretimi 10. Yılında Haber

Muğla’da Alım Garantili Süs Bitkisi Üretimi 10. Yılında

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından 2015 yılında başlatılan ve yerel üreticilere alım garantisi sunan süs bitkisi üretim projesi, kent estetiğine ve bölge ekonomisine katkı sağlamaya devam ediyor. Proje kapsamında 10 yılda 26 milyon süs bitkisi üretildi ve bunların 13 milyonu Muğla’daki park, bahçe ve refüjlerde kullanıldı. Kadın İstihdamına Katkı Sağlanıyor Projede bölgedeki kadın üreticilere destek sağlanarak istihdam artırılıyor. Seralarda çalışan kadın üreticiler, alım garantili üretim sayesinde ekonomik kazanç elde ediyor. Üretici Elvan Soydan, "Büyükşehir Belediyemizin desteğiyle çiçek üretimine başladık. Kadın üreticiler olarak Muğla'nın ve diğer illerin sokaklarını süslüyoruz" dedi. Kooperatif Sayesinde Üretici Kazanıyor Beyobası Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Şaban Çetin, "30 seramız var ve bu yıl 22 milyon süs bitkisi ürettik. Çevre ilçelerden de talep alıyoruz" ifadelerini kullandı. Üretici Duray Karagünlü ise "Kadın eli değince çiçekler daha verimli oluyor. Büyükşehir Belediyesi arkamızda" diyerek projeden memnuniyetini dile getirdi. Ahmet Aras: Yerel Üretici Destekleniyor Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, projenin yerel üreticiyi desteklemeyi ve süs bitkisi temin maliyetlerini düşürmeyi amaçladığını belirtti. Proje, mevsimlik çiçeklerin yanı sıra çalı ve ağaç grubu süs bitkilerinin üretimini de kapsayarak genişletiliyor. Belediye, sürdürülebilir kent estetiği ve ekonomik kalkınma hedefleri doğrultusunda projeyi geliştirmeye devam edeceğini duyurdu.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.