TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüketici

AGRONEWS - Tüketici haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüketici haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarımsal Girdi Fiyatları Yeniden Yükselişte Haber

Tarımsal Girdi Fiyatları Yeniden Yükselişte

ANTALYA (İHA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ekim ayı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE), aylık yüzde 2,75, yıllık yüzde 32,59 artışla yeniden yükselişe geçti. Antalya Ticaret Borsası (ATB) ve Antalya Tarım Konseyi (ATAK) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, bu rakamların son 9 yılın Ekim ayları ortalamasına oldukça yakın olduğunu belirtti. Çandır, tarımda kullanılan mal ve hizmetlerin fiyatlarının aylık yüzde 3,04, yıllık yüzde 31,03 arttığını söyledi. En yüksek artış yem fiyatlarında görülürken (%5,32), yıllık artışlarda veteriner hizmetleri (%60,13), gübre (%55,02) ve diğer kalemlerdeki (%64,81) yükseliş dikkat çekti. ÜRETİCİ FİYATLARI SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İÇİN KRİTİK Tarımsal ÜFE’nin aylık yüzde 5,03, yıllık yüzde 35,46 artış gösterdiğini ifade eden Çandır, bu artışın 10 yıllık ortalamaların üzerinde olduğunu vurguladı. Üretici fiyatlarının tarımsal girdi maliyetlerine yakın seyretmesinin sürdürülebilirlik açısından önem taşıdığını belirten Çandır, "Tarımsal faaliyetlerde bulunanlar açısından son bir yıllık eğilim, genel olarak üretici aleyhine seyretmiştir. Ancak Mayıs, Haziran ve Ekim aylarında bu aleyhte eğilim yerini üretici lehine çevirmiştir. Yıllık girdi maliyetleri artışı ise nispi olarak üretici fiyatları artışına yakın seyretmiştir. Yani üretici, Ekim ayında aylıkta lehte bir durum yaşarken yıllıkta ise birbirine yakın seyretmiştir. Esasen hem aylıkta hem de yıllıkta üretici fiyatlarının nispi olarak tarımsal girdi fiyatlarından ciddi bir yükseklikte seyretmesi sürdürülebilirlik bakımından önem taşımaktadır. Çünkü üreticinin tek maliyet grubu girdi kalemleri değil en az onun kadar da diğer maliyetleri söz konusudur" dedi. TÜKETİCİ ENFLASYONU ÜRETİCİYİ GEÇİYOR Ekim ayında tüketici enflasyonu (TÜFE) aylık yüzde 2,88, yıllık yüzde 48,58 olarak açıklanırken, gıda fiyatları aylık yüzde 4,33, yıllık yüzde 45,28 arttı. Çandır, yaş meyve ve sebze fiyatlarında aylık yüzde 19,20, yıllık yüzde 57,58 artış olduğunu belirtti. Bu rakamların, üreticinin karşılaştığı enflasyonu aşarak tüketici tarafında daha büyük bir yük oluşturduğunu ifade etti.

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: Haber

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Doğal Afetler Üreticiyi Zorladı"

ANKARA (İHA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, doğal afetlerin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerini değerlendirdi. Bayraktar, "Üreticilerimizin üretime devam edebilmesi için destekler acilen ödenmelidir" diyerek çiftçilere yönelik yardım çağrısında bulundu. Son yıllarda artan doğal afetlere dikkat çeken Bayraktar, 2023 yılında meydana gelen afet sayısının 10 yıl öncesine kıyasla üç kat artarak bin 475'e ulaştığını, 2024'ün ilk sekiz ayında ise 900 afet yaşandığını belirtti. Sel, dolu, fırtına ve hortum gibi olayların çiftçilerin mahsullerine büyük zarar verdiğini vurgulayan Bayraktar, özellikle Samsun'un Bafra ilçesinde yaşanan sel felaketiyle karnabahar, brokoli ve lahana gibi ürünlerin su altında kaldığını hatırlattı. "ÇİFTÇİLER DESTEK BEKLİYOR" Çanakkale’nin Biga ilçesinde ekim ayında meydana gelen dolu afetinde 45 bin dekar çeltik arazisinin zarar gördüğünü aktaran Bayraktar, "Ziraat Odamızdan aldığımız bilgilere göre aradan geçen bir buçuk aylık sürede henüz çiftçilerimizin yaralarını saracak bir gelişme olmadı. Üreticilerimizin üretime devam edebilmeleri için destekler acilen ödenmelidir" diye ekledi. "TARIM SİGORTASI VE DEVLET DESTEĞİ ÖNEMLİ" Antalya ve Mersin'in Türkiye’deki örtü altı üretim alanlarının yüzde 65’ini oluşturduğunu söyleyen Bayraktar, bu bölgelerde yaşanan afetlerin meyve-sebze fiyatlarını artırabileceğini dile getirdi. Tarım sigortalarının önemine dikkat çekerek, devlet desteklerinin artırılması ve sigorta primlerinin çiftçiler için daha uygun hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. "ÜRETİM KESİNTİYE UĞRAMAMALI" Bayraktar, afet sonrası sağlanan yardımların artırılması gerektiğini belirterek, "Çiftçilerimizi tarımsal üretimden koparmamak ve ülkenin gıda arzını korumak birincil gayemiz olmalıdır. Halihazırda yüklü borçlar altına girerek tarımsal üretim yapan çiftçilerimizin ekonomisi birkaç saat içinde yaşanıp biten doğal afetlerle sarsılmaktadır. Bu sebeple doğal afetlerin sonrasında yapılan yardımlar artırılmalı, çiftçilerimiz ayakta tutulmalıdır" dedi. Gıda fiyatları hakkında da yorumda bulunan Bayraktar, "Bir ürünün yalnızca bulunabilir değil, tüketici tarafından satın alınabilir olması da önemlidir. Bu yüzden gıda enflasyonunun körüklenmesine sebep olacak bu gibi doğal afetlerde çiftçilerimize daha fazla destek olunmalıdır. Unutulmamalıdır ki üretimden bir kez kopan çiftçimizi geri getirmek çok zordur. Destekler üreticilerimize zamanında ulaştırılmalıdır. Geç verilen destek, destek değildir" diye konuştu.

Avokadoda erken hasat uyarısı Haber

Avokadoda erken hasat uyarısı

Antalya’nın Gazipaşa ilçesinde Ziraat Mühendisi Yavuz Çetin, Gazipaşa’da para kazanma hırsı ve hırsızlık olayları yüzünden geçtiğimiz yıllarda avokadonun erken hasat edildiğini hatırlatarak, “Erken hasat edilmiş avokadolar, olgunlaşmadığı için ihracat ve market kanadında gerekse hallerde satıldığı andan itibaren bir ay boyunca olgunlaşmıyor ve sonra çürüyüp gidiyor. Bundan kaynaklı da avokadonun pazarı kapanıyor. Üreticilerimiz ve tüccarlarımız gerekli önlemleri almalılar” dedi. Gazipaşa’da üretimi hızla artan avokadonun hasat mevsimi yaklaşıyor. Olgunlaşma aşamasında olan avokadoların erken hasat edilmesinin kritik sonuçlar doğurduğuna dikkat çeken Ziraat Mühendisi Yavuz Çetin, avokado üreticilerine “Erken hasat etmeyin” uyarısında bulundu. Erken hasadın kâr değil zarar ettireceğini söyleyen Çetin, Tropikal meyvelerde, özellikle avokadolardaki pazarın oluşmamasındaki en büyük problemimiz, erken hasattır. Erken hasat edilmiş avokadolar, olgunlaşmadığı için gerek ihracat kanadında, gerek market kanadında gerekse hallerde satıldığı andan itibaren bir ay boyunca olgunlaşmıyor ve lastik gibi olduktan sonra çürüyüp gidiyor. Bundan kaynaklı da avokadonun pazarı kapanıyor” dedi. “Üretici ve tüketicilerin hasat takvimini takip ederek önlem almaları gerekiyor” Üretici ve tüketicilere uyarıda bulunan Çetin, konuşmasına şöyle devam etti: “En yakın Avrupa noktasına da 27 günde ulaşıyor. Bundan kaynaklı Türkiye avokadosu coğrafi konum bakımından hem Avrupa’ya, hem Ortadoğu’ya hem de Rusya’ya yakın, en uzak noktasına tırlarımızla bir hafta gibi bir sürede gönderebiliyoruz. Avokadonun erken hasat edilmesinin bir diğer özelliği de hırsızlık sorunu. Her avokadoyu olduğu zamanda alabilseler büyük oranda hırsızlığın da önüne geçilme ihtimali yüksek. Avokado, önümüzdeki süreçlerde yeşil altın olarak anılan bir bitki ve gün geçtikçe de ekim alanları artıyor, tanınırlığı artıyor. Değerli bir gıda olduğu için, sağlıklı olduğu için de diyetisyenlerin de yoğun önerileri arasında yer alıyor. Hem üreticilerimizin hem tüccarlarımızın hem de tüketicilerimizin avokadonun cinslerine göre hasat takvimini takip ederek önlem almaları gerekiyor.” Avokado cinsleri hakkında da bilgi aktaran Ziraat Mühendisi Yavuz Çetin; “Clifton cinsi avokadolarımız, iklime bağlı olarak sıcak ve deniz kıyısı olan sıcak bölgelerde 1 Ağustos itibari ile toplanabiliyorken dağlık ve rakımı yüksek yerlere çıktığımız zaman 15 Ağustos’a kadar olgunlaşma süresi sarkabiliyor. Bu noktada da üreticilerimizin ve tüccarlarımızın dikkatli olması gerekiyor. Fuerte cinsi avokadoların Ekim ayı gibi toplanmasını öneriyoruz. Bu türleri zaten 2-3 aşamada olgunlaştıkça topluyoruz. Yağ oranları arttıkça lezzetleri artıyor ve olgunlaşmaları söz konusu olabiliyor. Bacon cinsi avokadolarımız, Ekim ayının ilk haftası gibi toplanması söz konusudur. Ondan sonra da olgunlaşmaları olağan olabilir” ifadelerini kullandı.

Gıda Okuryazarlığı protokolü imzalandı Haber

Gıda Okuryazarlığı protokolü imzalandı

Tarım ve Orman Bakanlığı ile Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) arasında gıda sektöründe bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve gıda okuryazarlığının artırılması amacıyla protokol imzalandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, tüketicilerin gıda konusunu doğru okuyup kamusal denetim yapmalarının hem kaynak kaybını hem de spekülasyonları önleyeceğini bildirdi. Orman Genel Müdürlüğünde düzenlenen törene Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve bakan yardımcıları ile TGDF Başkanı Demir Şarman katıldı. Türkiye’deki gıda sektöründe bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve gıda okuryazarlığının artırılması için iş birliğini amaçlayan protokole Bakanlık adına Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dr. Ersin Dilber, TGDF adına Başkan Şarman imza attı. En büyük denetçi tüketici Törende bir konuşma yapan Bakan Yumaklı, üretici, tüketici ve devletin her geçen gün hızla gelişen gıda konusunda iş birliği yapmalarının önemine değindi. Buradaki en önemli hususun gıda okuryazarlığı olduğunu belirten Yumaklı, en büyük denetçinin tüketicinin kendisi olduğunun altını çizdi. Tüketiciye doğru bilgiyi alabileceği ya da doğru bilgi edinebileceği her türlü hususu kendilerine sunmanın Bakanlığın görevi olduğuna işaret eden Yumaklı, "Tüketicilerimizin de bunları doğru okuyup kamusal denetimi yapabiliyor olmaları, bu anlamda doğruyu yanlışı çok net bir şekilde ayırabiliyor olmaları kaynak kaybının önüne geçecektir. Ayrıca birtakım konuların speküle edilmesini de önleyecektir. Ben bunu çok önemli buluyorum. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun" ifadelerini kullandı. Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Dilber de gıda güvenilirliği konusunda kamuoyundaki bilgi kirliliği ve dezenformasyonla mücadelede Türkiye Gıda ve İçecek Dernekleri Federasyonu ile birlikte mücadele ettiklerini söyledi. TGDF Başkanı Şarman ise gıda konusunda okuryazarlığı artırmayı amaçladıklarını, böylece dezenformasyonla mücadele edeceklerini vurguladı. Gıda güvenilirliği olmadan sağlıklı beslenme, gıda sanayinin gelişmesi ve ülkedeki sürdürülebilir kalkınmanın mümkün olamayacağını belirten Şarman, "Dolayısıyla bu tüm değer zinciri tabii ki sadece üreticilerin yapacağı bir şey de değil. Üretici, kamu, kamu düzenleyicisi, tüketiciler, herkes bunun içinde olmalı. Dolayısıyla Bakanlığımızın bu çalışmalarını çok yoğun destekliyoruz. Ve daha da fazla katkı yapmak için hazırız" diye konuştu. İmzalanan protokol ile gıda sektöründe bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi, gıda okuryazarlığının artırılması ile gıda ve beslenme konularında doğru ve güvenilir bilgilendirme yapılmasını sağlamak amaçlanıyor. Ayrıca bu alanlarında iş birliğinin geliştirilmesi, ortak çalışma alanlarının belirlenmesi ve çalışma programlarının oluşturulması hedefleniyor.

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.