TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
TR
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ziraat Odası

AGRONEWS - Ziraat Odası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ziraat Odası haber sayfasında canlı gelişmelerle ulaşabilirsiniz.

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek Haber

Tarımda Don Tehlikesi: Ürün Rekoltesi Düşecek

ANKARA (İHA) - Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, tarımsal üretimi etkileyen don afetine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Don olaylarının başta Adana, Mersin ve Hatay olmak üzere Akdeniz bölgesinde ciddi zarara yol açtığını belirten Bayraktar, "Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor. Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde yüze yakın hasar olması bekleniyor" dedi. Bayraktar, tarım sektörünün doğal afetlerden en çok etkilenen sektör olduğunu vurgulayarak, özellikle sebze ve meyve üretiminin bu durumdan büyük zarar gördüğünü söyledi. Don afetinin şeftali, kayısı, erik, patates, karpuz ve narenciye gibi ürünlerde ciddi hasar oluşturduğunu ifade etti. Aynı zamanda kabak, patlıcan, biber ve salatalık gibi sebzelerin de olumsuz etkilendiğini belirten Bayraktar, zarar gören tüm üreticilere geçmiş olsun dileklerini iletti. "ÜRETİCİLERİN KREDİ BORÇLARI FAİZSİZ ERTELENMELİ" Hasar tespit çalışmalarının başladığını bildiren Bayraktar, doğal afet sonrası çiftçilerin zararlarının eksik hesaplanmaması gerektiğine dikkat çekti. "Doğal afet sonrası hasar tespit aşamasında birçok sorun çıkmakta ve çiftçilerimizin zararı olduğundan daha düşük gösterilebilmektedir. Aynı şeylerin yaşanmaması adına çiftçilerimizin zararı hakkaniyetli bir şekilde belirlenmelidir. Don afetinden zarar gören bölge, ülkemiz tarımsal üretimi için önemlidir. Yine 2 yıl önce şubat ayında bu bölge depremin merkezindeydi. Henüz depremin yaraları tam olarak sarılmadan yaşanan bu afet bölgedeki çiftçilerimize ve ülke tarımına büyük zarar verir. Kesin raporlar çıkmasa da yüzde 100’lere varan hasar oranlarının olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla don afetinden zarar gören üreticilerimizi kaybetmemek adına bölgedeki üreticilerimizin kredi borçları faizsiz ertelenmelidir. Ayrıca yetkili kurumlar harekete geçerek üreticilerimizin bu zararını telafi edici yardımlar yapmalıdır" dedi. Tarımın ülke ekonomisi ve gıda arz güvenliği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu hatırlatan Bayraktar, don afetinin etkilerinin sadece üreticileri değil, tüketicileri de olumsuz etkileyeceğini belirtti. Afetin hem açık alanda hem de sera üretimi yapılan bölgelerde fiyat artışlarına sebep olabileceğini belirterek, Ramazan ayıyla birlikte gıda fiyatlarının daha da yükselmesi endişesi taşıdıklarını vurguladı. SEBZE VE MEYVE FİYATLARI REKOR ARTIŞ GÖSTERDİ Bayraktar, Şubat ayı üretici ve market fiyatlarını değerlendirerek, özellikle sebze ve meyve fiyatlarında büyük artışlar yaşandığını açıkladı. "Geçen yıl ile bu yılın Ramazan ayı öncesindeki fiyatlara baktığımızda, bu yıl markette 39 ürünün 36’sında fiyat artışı, 2’sinde fiyat düşüşü olurken, 1 ürünün fiyatı değişmedi. Markette en fazla fiyat artışı yüzde 160,2 ile beyaz lahanada görüldü. Beyaz lahanadaki fiyat artışını yüzde 94,1 ile kabak, yüzde 80,9 ile limon, yüzde 62,5 ile yumurta izledi" dedi. Öte yandan, fiyatı düşen ürünler arasında yüzde 18,1 ile patates ve yüzde 1,5 ile karnabahar bulunduğunu belirtti. Tüketicilerin geçen yıla kıyasla beyaz lahanayı 2,6 kat, kabağı 1,9 kat, limonu 1,8 kat ve yumurtayı 1,6 kat daha pahalıya almak zorunda kalacağını vurguladı. Üretici fiyatlarında da büyük değişimler yaşandığını belirten Bayraktar, "Üreticide en fazla fiyat artışı yüzde 594,4 ile limonda görüldü. Limondaki fiyat artışını yüzde 201,6 ile kabak, yüzde 184,2 ile beyaz lahana, yüzde 141,4 ile salatalık izledi" dedi. FİYAT FARKI KURU FASULYEDE ZİRVEDE Market ve üretici fiyatları arasındaki farkın en fazla kuru fasulyede yaşandığını açıklayan Bayraktar, "Şubat ayında üretici ve market arasındaki fiyat farkı en fazla yüzde 217 ile kuru fasulyede görüldü. Kuru fasulyeyi yüzde 207,4 ile havuç, yüzde 197,9 ile kuru kayısı ve yüzde 196,6 ile Antep fıstığı takip etti. Kuru fasulye 3,2 kat, havuç 3,1 kat, kuru kayısı ve Antep fıstığı 3 kat fazlaya markette satıldı. Üreticide 33 lira 29 kuruş olan kuru fasulye 105 lira 54 kuruşa, 13 lira olan havuç 39 lira 96 kuruşa, 150 lira olan kuru kayısı 446 lira 80 kuruşa, 250 lira olan Antep fıstığı 741 lira 48 kuruşa markette satıldı" dedi. Bayraktar, market raflarında da fiyat artışlarının devam ettiğini belirterek, "Şubat ayında markette fiyatı en fazla artan ürün yüzde 35,8 ile patlıcan oldu. Patlıcandaki fiyat artışını yüzde 30 ile havuç, yüzde 27,3 ile portakal, yüzde 19,4 ile kabak izledi. Markette fiyatı en çok azalan ürün ise yüzde 20,4 ile karnabahar oldu. Karnabahardaki fiyat düşüşünü yüzde 13 ile yeşil soğan, yüzde 11,1 ile marul, yüzde 10,6 ile pırasa ve beyaz lahana izledi" ifadelerini kullandı. LİMON VE PATATES ÜRETİMİNDE BÜYÜK KAYIP BEKLENİYOR Bayraktar, özellikle limon ve patates üretiminde büyük kayıplar yaşanacağını belirtti. "Limonun dallarda azalması nedeniyle hasadı da azaldı. Diğer taraftan yaşanan don olayı narenciye çiçek ve sürgünlerinin yanmasına, zarar görmesine sebep oldu. Gelecek yıl ürün rekoltesinde de azalma olacağı tahmin ediliyor" dedi. Patates üretiminde de ciddi sıkıntılar olduğunu belirten Bayraktar, "Patateste Çukurova bölgesinde nisan sonu gibi hasat edilmesi planlanan ürünlerde dondan dolayı yüzde 100'e yakın hasar olması bekleniyor. Nevşehir, Niğde ve Ödemiş'te, Çukurova bölgesinde yaşanan don ve soğuk hava sebebiyle ürün fiyatları yükseldi" diye konuştu. Kabak ve patlıcandaki fiyat artışının hem don afetinin hem de artan taleplerin etkisiyle yükseldiğini açıklayan Bayraktar, kuru soğanda da sezon sonuna yaklaşıldığı için fiyatların yükseldiğini belirtti. "Depolarda kalan ürün miktarı azaldı ve çürümeler nedeniyle zayiat oluştu. Bu da fiyatların yükselmesine neden oldu" dedi. NARENCİYE HASADI DON NEDENİYLE DURDURULDU Bayraktar, mandalina ve portakal hasadının sona yaklaştığını, don nedeniyle Çukurova bölgesinde narenciye hasadının durduğunu açıkladı. Dona karşı önlem alan üreticilerin daha az zarar gördüğünü fakat genel olarak büyük bir rekolte kaybı olacağını açıkladı. Bunun da ilerleyen dönemde fiyatların artmasına neden olacağına işaret etti. Şemsi Bayraktar, tarım sektörünün bu tür doğal afetlerden korunabilmesi için üreticilere yönelik destek mekanizmalarının hızla devreye sokulması gerektiğini belirterek, çiftçilerin zararlarının hafifletilmesi adına gerekli önlemlerin bir an önce alınması çağrısında bulundu.

Samsun’da Tarımsal Sigorta ile Üretim Güvence Altında Haber

Samsun’da Tarımsal Sigorta ile Üretim Güvence Altında

SAMSUN (İHA) - Samsun Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıda, Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) yetkilileri, ziraat odası başkanları ve teknik personel bir araya geldi. Toplantıda 2024 yılı tarım sigortası verileri ve 2025 yılı uygulamaları hakkında detaylı bilgiler paylaşıldı. SİGORTANIN ÖNEMİ VURGULANDI Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Sağlam, tarımsal sürdürülebilirliği sağlamak ve değişen iklim şartlarına uyum göstermek için sigortanın hayati bir rol oynadığını belirtti. Sağlam, "Bitkisel Ürün Sigortaları branşında 2025 yılı üretim sezonunu 4 Kasım'da açıldı. Poliçe düzenletmek isteyen üreticilerimiz, 31 Aralık tarihine kadar, Tarım ve Orman Bakanlığı İl ve İlçe Müdürlüklerinden ya da e-Devlet kapısı üzerinden Çiftçi Kayıt Sistemi'ne (ÇKS) kayıt yaptırmaları ya da kayıtlarını güncellemeleri gerekmektedir" dedi. "Üreticilerimizin faaliyetlerini gerçekleştirirken değişen iklim şartlarına uyum sağlamaları gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanması ve çeşitli riskler sebebiyle meydana gelebilecek zararların telafi edilebilmesinin en etkili yolu tarım sigortasıdır. Bitkisel Ürün Sigortası'nda üreticilerimizin priminin yüzde 50'si, meyvelerde ise don teminatı priminin yüzde 67'ye varan kadar kısmı devlet tarafından karşılanarak, çeşitli indirim ve ödeme kolaylıkları sunulmaktadır" diye ekledi. 406 BİN DEKAR ALAN VE 231 BİN HAYVAN SİGORTALANDI 2024 üretim sezonunda Samsun’da, 81 bin 163 poliçe karşılığında 406 bin 238 dekar alan ve 231 bin 356 hayvan sigortalandı. Sağlam, "2025 yılında; sözleşmeli üretimde yüzde 10-15 prim indirimi uygulanacak. Su kısıtı olan ürünlerde ilave yüzde 10 prim indirimi yapılacak. Bu yıl buğday için gelir koruma sigortası tüm illerde uygulanmaya başladı. Gelecek yıl da devlet destekli tarım sigortaları kapsamında yenilikler olacağını düşünüyoruz. Köy bazlı verim sigortası devlet destek oranı yüzde 60'tan yüzde 70'e çıkarıldı. Köy bazlı verimler ortalama yüzde 16 artırıldı" açıklamasını yaptı. Bunlara ek olarak ürün bazlı verilen teminat tutarları hakkında bilgi vererek, "Yağlık ayçiçeği köy bazlı verim sigortası kapsamına alındı. Gelir koruma sigortasında arpa teminat kapsamına alındı. 5. risk kategorisinde olan seralara fırtına teminatı da eklendi. Büyükbaş hayvan hayat sigortalarında, 20 ay ve üzeri dişi süt sığırlarının sigortasında, gebelikte yavru kaybı teminatı dahil edildi. Devlet prim desteği oranı yüzde 50'den yüzde 60'a çıkarıldı. Birinci derece tarımsal örgüt belgesi almaya hak kazanmış tarımsal amaçlı birlik ve kooperatiflere üye üreticilerimiz için yüzde 5 üyelik indirimi yapıldı" dedi. ÜRETİCİLERE DOĞAL AFET UYARISI Tarım sigortalarının doğal afetlerden kaynaklanan zararların telafisi için kritik olduğunun altını çizen Sağlam, "Tarım Sigortaları Kanunu'nun yayınlanmasından itibaren TARSİM kapsamına giren doğal afetlerden dolayı meydana gelen zarar ve ziyanlarla ilgili olarak 2090 sayılı ‘Tabi Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Kanunu' kapsamında herhangi bir yardımdan faydalanamaz. Bu nedenle üreticilerimizin mağdur duruma düşmemeleri için mutlaka her yıl ürünlerini ve hayvanlarını sigorta yaptırmaları menfaatlerinedir" diyerek üreticileri zaman kaybetmeden TARSİM üyesi sigorta şirketlerinde sigorta yaptırmaya yönlendirdi.

Manisa'nın bağlarında kasım ayında da hasat devam ediyor Haber

Manisa'nın bağlarında kasım ayında da hasat devam ediyor

Manisa'nın dünyaca ünlü Çekirdeksiz sofralık Sultaniye üzüm bağlarında kasım ayına girilmesine rağmen devam eden hasat çalışmaları, ağustos ayında başlayan üzüm hasadını aratmıyor. Yaşanan doğal olaylar ve mildiyö hastalığından dolayı bu sene rekoltenin düşük olmasına rağmen, TARİŞ'in üzüm alım fiyatları ve sumalık üzüm fiyatları ise üreticinin yüzünü güldürdü. Kasım ayının ilk günlerinde Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde örtü altında adeta açık hava deposu gibi korunan dünyaca ünlü Çekirdeksiz Sultaniye Üzümlerinin hasadına devam ediliyor. Üzüm kesimlerinin hızlı bir şekilde ilk günkü gibi devam ettiği bölgede çalışmalar sabah 07.00'de başlayıp 15.00'e kadar devam ediyor. Bir yandan üzüm kesimleri yapılırken diğer yandan da daha sonra kesilecek olan üzümlerin bakım çalışmaları yapılıyor. "TARİŞ'in fiyatlarından ve sumalık üzüm fiyatlarından memnunuz" Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen yaş üzüm kesimlerinin kasım ayı sonu, aralık ayının ilk haftasına kadar devam edeceğini belirterek, "Bu yıl mildiyö hastalığı nedeniyle bağlarımızın büyük bölümde üzümlerimiz zarar gördü. Rekolteyi etkiledi. TARİŞ kuru üzüm fiyatlarının açıkladı ve fiyatlardan memnunuz. Ayrıca sumalık üzümlerin de fiyatları şu an 14 TL civarında. TMO fiyat açıklaması yapmadığı için üretici bu sene ürün veremedi. Kasım ayında örtü altındaki kaliteli sultaniye üzümlerin fiyatı 20-30 TL arasında satılıyor. Yaş çekirdeksiz Sultaniye üzümler, ihracatçı firmalar aracılığı ile başta Rusya olmak üzere Avrupa ülkelerine ve Arap ülkelerine ihraç ediliyor." diyerek ilçe genelinde 113 bin dekarlık alanda da bağcılık yapıldığını sözlerine ekledi.

Ziraat Odası Başkanı Çetindağ: “Kurban için yeterli hayvanımız var” Haber

Ziraat Odası Başkanı Çetindağ: “Kurban için yeterli hayvanımız var”

Sivas Ziraat Odası Başkanı Hacı Çetindağ, yaklaşan kurban bayramı için Sivas’ta yeteri kadar büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığının bulunduğunu söyledi. Sivas Ziraat Odası Başkanı Hacı Çetindağ, yaklaşan kurban bayramı nedeniyle açıklamalarda bulundu. Çetindağ, yeteri kadar hayvan varlığının olduğunu belirterek, “Kurban bayramı yaklaşıyor. Artık bize en çok sorulardan bir tanesi de hayvan fiyatlarının düşüp düşmeyeceği oluyor. Ama şu andaki duruma baktığımız zamanlar hayvan fiyatların bir düşüşü yok. Bunun en büyük sıkıntılardan bir tanesi de çoban sıkıntısı. Son zamanlarda hayvan fiyatlarının bu kadar artmasının nedenlerinden bir tanesi çobanın olmamasıdır. Türkiye’de ve Sivas’ta hayvan varlığımızda bir sıkıntı yok. Hem küçükbaşta hem büyükbaşta yeteri kadar hayvanımız var. Talebi rahat rahat karşılar” dedi. “Şap tehlikesi kalmadı” Başkan Çetindağ, bir dönem hayvancılığa büyük anlamda olumsuz etki oluşturan şap tehlikesinin ortadan kalktığını belirterek, “Kurbanda büyükbaş hisseleri kişi başı 10 binden başlıyor 17 bine kadar gidiyor. Örneğin 4 kişi birlikte 60 bin liraya aldığı bir büyük baş hayvanı kişi başı 15 bin liraya kesebilir. Bu hayvanın ve hissenin büyüklüğüne göre ortalaması değişebiliyor. Küçükbaşlarda da 5 binden başlayıp 8 bine kadar gideceği görülüyor. Sivas’ta şap hastalığı anlamında herhangi bir yerde bir tehlike kalmadı. Şu anda tüm aşıları vurulup karantinalar bitti. Hayvan pazarlarımız da açıldı. Fiyatlar anlamında bu hastalığın etkisi de vardı. Çünkü hayvan sevkiyatı kapalıydı. Şimdi yeniden başlandı. Kurbana kadar da inşallah böyle giderse kesimlerde daha rahat olacak diye düşünüyorum. Ama şu anda korkacak bir şey yok. Tarım İl Müdürlüklerimiz, veterinerlerimiz bu konularda gereken işlemlerini yaptılar” şeklinde konuştu. “Havaların sıcak olması yem maliyetlerini düşürdü” Gemerek İlçesinde hayvancılıkla uğraşan İsmail Demir, havaların sıcak olmasıyla beraber hayvanların meraya çıktığını ve yem maliyetlerinin düştüğünü belirterek, “Baharın gelmesiyle beraber bu sene ot çok bol oldu. Şuanda herkesin hayvanları yaylımda olduğu için yem yemiyor ve buda yem maliyetlerini düşürüyor. Bu sene hayvan bol, bizimde kurbanda kesilecek çok hayvanımız var. Hayvan bol olduğu için kurban bayramında bir sıkıntı olmaz, bütün vatandaşlar rahatlıkla gelip kurbanını alır. Büyükbaşta hisseler 14 bin liraya kadar değişir, küçükbaşta ise 6 bin liraya kadar hayvan almak mümkün olur. Devletimizin hayvancılığa olan destekleri böyle devam ettikçe hayvancılık daha da ileriye gidecek” ifadelerini kullandı.

Çiftçinin hizmetinde olmaya devam edeceğiz Haber

Çiftçinin hizmetinde olmaya devam edeceğiz

Bilindiği gibi ziraat odaları çiftçinin mesleki örgütü... Söke ise tarımsal faaliyetin çok yoğun biçimde yapıldığı bir bölge. İlçe Ziraat Odası’na kayıtlı 11 bin 500 çiftçi bulunuyor. Ancak hemen komşu ilçe Kuşadası’nda ziraat odası olmadığı için orada bulunan 700 çiftçiye de Söke Ziraat Odası hizmet veriyor. Tabii Kuşadası turizmin fazlaca ön plana çıktığı bir ilçe ama burada da 46 bin dekar tarım arazisinin bulunuyor olması küçümsenecek gibi değil. Bu arada hemen not düşelim, Söke’nin tarım alanı varlığı da 616 bin dekar. Ziraat Odası Başkanı Mustafa Tanyeri bölgede çok tanınan bir çiftçi temsilcisi. “Söke üreticisinin ve bölge tarımının daha iyi bir yere gelebilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı, ilimiz milletvekilleri ve Ziraat Odaları Genel Başkanlığı’na sürekli olarak dilekçe ve dosyalar şeklinde çözüm önerilerimizi iletmekteyiz” diye söze başlayan Tanyeri, şu bilgileri paylaşıyor: SÖKEMİZ İÇİN GECE GÜNDÜZ DEMEDEN ÇALIŞIYORUZ Münavebe uygulaması, taşkınlar ve kuraklık sorununu dosya halinde bakanlığımıza sunduk. * Uzaktan bitki hastalık ve zararlı tespiti çalışmasının drone hibeleri kapsamına alınması için girişimde bulunduk. * İlçemizde küçük alanlarda seracılık, meyve-sebze yetiştiriciliğine destek olunması ve geliştirilebilecek tarımsal faaliyet önerileri için dosya hazırlayıp bakanlığımıza sunduk. * Çiftçilerimizin tarımsal rekabeti sağlaması için üretim maliyeti hesaplamaları ve bu ürünlerin prim ve destekleme miktarlarının artışı için her yıl görüş verdik. * Pamuk, buğday, mısır, ayçiçeği yetiştiriciliğinde ve üretimde kullanılan gübre, mazot ve tarımsal sulamada kullanılan elektrik gibi tarımsal girdi fiyatlarının düşürülmesi, girdiler üzerindeki KDV gibi vergilerin düşürülmesi; doğru gübreleme konusunda çiftçiye toprak analiz desteklemesi yapılması; zeytinyağı primlerinin artırılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. * Hayvancılık sektöründe her geçen gün artan en büyük girdi kalemi yem fiyatları. Yem bitkileri üretiminde tohum, ilaç, gübre ve mazot gibi girdilerde maliyet azaltıcı uygulamalar hayata geçirilmeli KDV oranı yüzde 1’e indirilmeli. * Hayvan başına verilen destekler ve süt teşvik primleri günümüz şartlarına göre düzenlenmeli. * Söke Ovası elektrik hattının tamamlanması için Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na dosyamızı sunduk. * Söke Ovası’nda kepçelerin azmak temizliği yapmasından dolayı teşekkürlerimizi ilettik. Azmak temizliği bitirildiğinde Söke Ovası sulamasına yüzde 25-30 daha fazla katkı sağlayacağını belirterek, bu çalışmanın tamamlanacağı sözünü aldık. * Tapusuz arazilerde yıllardır üretim yapılsa da desteklemelerden faydalanamayan üreticilerimiz için Avşar, Karacahayıt ve Serçin mahallelerinde toplam 14 bin dönümlük ekilebilir tarla ve zeytinlikler hususunda bakanlıkla görüşerek, bu arazileri Çiftçi Kayıt Sistemi’ne dahil ettik. * SİT alanı olarak belirlenen Balat, Atburgazı, Tuzburgazı, Doğanbey, Batıköy, Akköy ve Akyeniköy mahallelerinde halkın tek geçim kaynağı olan tarımsal faaliyetlerin kısıtlanması sorununu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Genel Müdürü ile görüştük. SİT alanı genişletme çalışmalarının iptal edilerek üreticilerimizin doğanın yapısını bozmadan üretime devam edilebileceği kararı alındı. * 2019’da laboratuvarımıza yeni cihaz alarak teknolojimizi yeniledik. * Yine 2019’da laboratuvarımızı, toprak tahlili yanında bitki ve tarımsal sulama suyu analizler kapsamına dahil ettik. * Üreticilerimizin tarımsal sularında ph ve tuz değerlerini ücretsiz olarak değerlendiriyoruz. * 21 Ağustos 2020’de Türkiye’de Ziraat Odaları arasında ilk akredite laboratuvar olarak TÜRKAK’tan yetkilendirildik. Laboratuvarımızda yapılan analizler uluslararası geçerliliğe sahip. * Söke Ovası’nda alternatif ürün yaygınlaştırılması için çalışmalar yaptık ve yapmaya devam ediyoruz. PROJELERİMİZ DOLUDİZGİN  2019’da Güney Ege Kalkınma Ajansı ile (GEKA) Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın hazırlamış olduğu Aydın’da Pamuk Tarımında Konvansiyonel Üretimle Sürdürülebilir Üretimin Maliyetlerinin ve Çevresel Etkilerinin Saptanması Projesi’nde ortak bir çalışma yaptık. * 2020’de GEKA ile Doğal Hayatı Koruma Vakfı’nın hazırlamış olduğu Aydın’da Pamuk Tarımında Akıllı Tarım ve Bilgi Teknolojilerinin Belirlenmesi ve Çiftçilerin Bilgilendirilmesi Projesi’nde çözüm ortağı olarak yer almaktayız. * Söke’de tarımsal sulama suyu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, korunması ve artırılmasına ilişkin çözüm önerilerine yönelik olarak Söke Sulama Birliği, TAYEM-Söke Zirai Üretim İşletmesi ve ilçe tarım kurumlarıyla birlikte hazırladığımız projeyi Ankara’ya sunduk. * 2022’de GEKA ile birlikte hassas tarım, uzaktan algılama ve görüntü işleme eğitimli projemizle genç üreticilere 4 günlük eğitim sonucu uydu sistemleri ile hastalık tespiti konusunda sertifika verildi. * 2022’de İyi Pamuk Uygulamaları Derneği ile birlikte ilgili tüm kuruluşların katılım sağladığı Dünya Pamuk Günü etkinliğinde ev sahipleri arasında yer aldık. * Üreticilerimiz için drone eğitim kursları açtık ve ticari kullanım amaçlı İHA-1 drone ehliyeti verilmesini sağladık. * Toplantı salonumuzda budama ve aşılama kursu verildi, katılımcılara sertifikaları sunuldu. * Tarımsal yetiştiricilik için gerekli gübre, tohum ve ilaç firmalarını, tarımsal teknoloji ekipmanlarının tanıtımlarını yapmaları için üreticilerimizle buluşturuyoruz. * Üretim teknikleri, teknoloji sistemleri ve bilimsel yetiştiricilik için üniversitelerle üreticilerimizi buluşturuyoruz. Kaynak: Hürriyet

Bursa'da ‘sarı altın’ ekimi başladı Haber

Bursa'da ‘sarı altın’ ekimi başladı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde geçen yıl 3 bin dekarlık alandaki patates ekimi, sözleşmeli tarım sebebiyle 10 bin dekara çıkarıldı. Patates ekimi devam ederken, ön anlaşmayı kilogramı 2,5 liradan yapan çiftçiler sözleşme yaptıkları firmaların fiyatı 3,5 liraya çıkarmasıyla mutlu oldular. Patates ekimi yapan üreticileri tarlada ziyaret eden İnegöl Ziraat Odası Başkanı Sezai Çelik, “Son yıllarda patates üretimi maliyetli olduğu ve çiftçinin para kazanmama durumlarından dolayı bitmek üzereydi. Ancak bu yıl dikim 3'e katlandı ve sözleşmeli tarımla birlikte bu yıl 10 bin dekar civarında bir ekim var” dedi. Patates ekimi artıyor Çelik konuşmasını şöyle sürdürdü, “Patates ekini yine yükselme eğiliminde. Bunun başlıca sebepleri, hepimizin bildiği gibi özellikle pandemi ve sonrasında, akabinde Ukrayna-Rusya savaşından sonra gıdaya erişim noktasındaki zorluklar bizim üreticilerimize de yansımış durumda. Girdi maliyetlerimiz yüksek ama para kazanma noktasında da beklentilerimiz buna göre.Geçen yıl tonu 2 bin 500 liraya anlaşılmıştı, sonra fiyatlar yükselince sözleşme yapılan firmalar fiyatları 3 bin 500 liraya çıkardı. Piyasalarda patates geçen sene 5 ila 6 arasında gitmişti. Bu seneye baktığımızda sözleşmeli patatesin tohumunu yine firmalar veriyor. Tonaj bakımından İnegöl olarak iyi durumdayız. Bir dekarda 4 ton civarında rekolte elde ediyoruz. Bu sayının üstüne çıkan çiftçimizde var, altında kalan çiftçimiz de var. Bu anlamda patates üreticilerinin bu yıl para kazanacağına ümidimiz var.” Temel gıda ürünleri ekimi ivme kazanacak Temel gıda ürünlerinin gün geçtikçe değerleneceğini belirten Çelik, “Ben 14 senelik Ziraat Odası Başkanıyım. Önceden derdim ki, 'yakın gelecekte kiraz ağaçları kesilecek burada, meyve ağaçları kesilecek.’ Yavaş yavaş bunları da gözlemliyoruz onu da söyleyeyim. Çünkü bundan böyle özellikle patates, fasulye, hububat, yağlık ayçiçeği, şeker pancarı gibi temel gıda ürünler bu anlamda ivme kazanacak. Bunu da yavaş yavaş görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Çiftçi memnun Patates üretimi yapan Hasan Karadeniz ise, “Sözleşme yaptığımız fabrikalar fiyatı arttırdı. Ancak maliyetler de çok arttı. Şu anda üretim maliyetiyle sattığımız fiyat neredeyse birbirine yakın. Ekiyoruz, Allah verirse de 4 ton üzeri alabilirsek belirli miktarda, işte çay, çorba parası gibi kazançlarımız olabilir. Rekolte çok düşük ve ürün az olduğu için geçen yıldaki fiyatlarımız biraz iyiydi. Son zamanlarda patates fiyatları yükselince piyasalar ona göre şekillendi. Fabrikalarımızdan Allah razı olsun. Bizlere belirli farklar verildi. Onlardan biraz memnunuz. Mazot ve gübre fiyatlarımızda bir sabitleme oldu. İnşallah daha iyi olmasını temenni ediyoruz” diye konuştu. Kaynak: İhlas Haber Ajansı

En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.